Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10502 E. 2007/10603 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10502
KARAR NO : 2007/10603
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ek Karar)

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 7.9.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi, hükmün tavzihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tavzih isteminin reddine dair verilen 23.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar tapuda murisleri adına kayıtlı dava konusu 371, 373 ve 406 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında murislerinin hatalı yazılan isim ve yazılmayan baba adı ile soyisimlerinin düzeltilmelerini istemişler, 10.02.1989 tarihinde davanın kabulüne dair verilen karar sonrası 07.09.2006 tarihli tavzih istemli dilekçeleriyle muris …’nın baba adının, hükmün 1. maddesine konu 371 parselde “…” olarak , hükmün 3. maddesine konu 406 parselde ise “…” olarak düzeltilmesine karar verildiğini, hükümdeki bu çelişik durumun tavzih ile giderilerek, 406 parselde de murisleri ….’nin baba adının “…,” olarak düzeltilmesini talep etmişlerdir.
Davalı idare vekili hüküm infaz edilmemişse, tavzih istemine itirazlarının olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece 23.03.2007 tarihli ek karar ile dava dilekçesinde 406 parselde “…” yazılı kaydın Mümin kızı, Behice Karausta olarak düzeltilmesi istendiğinden ve taleple bağlı kalınarak karar verildiğinden tavzih istemi reddedilmiş, tavzih istemine ilişkin talebin reddi kararını davacılar vekili temyiz etmiştir.
Esasa ilişkin mahkeme hükmünde davacılar … ile …’nun kayıt maliki olan anneleri …’nin baba adının düzeltilmesine ilişkin karar verilirken adı geçen kişiye 371 parselde baba adı olarak “…”, 406 parselde ise “..” şeklinde karar verilmiştir. Bir kişinin iki ayrı babası olamayacağına göre karar yerinde bir maddi hata yapıldığı açık olup hüküm infaz edilmediğine göre mahkemece tavzih istemi hakkında olumlu bir karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesi yazılırken davacıların bu konudaki düştüğü hatadan hareketle istemin reddi doğru görülmemiş, tavzih isteminin reddine ilişkin 23.03.2007 tarihli hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 23.03.2007 tarihli hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.