Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10776 E. 2007/10664 K. 25.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10776
KARAR NO : 2007/10664
KARAR TARİHİ : 25.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.09.2006 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi olmadığı takdirde tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.07.2007 günü duruşma yapıldıktan sonra görülen eksiklik nedeniyle dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya yeniden Dairemize gönderilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

HUMK.un 445.vd maddelerinde düzenlenmiş bulunan yargılamanın yenilenmesi; kesin olarak verilen veya kesinlik kazanmış olan bir kararın ya ağır biçimsel eksiklikler, yahut karara temel olan bilgi ve belgelerin ağır yanlışlıklar taşıması yahut da tarafları konusu ve hukuksal sebebi aynı olan bir uyuşmazlık hakkında kesinlik kazanmış birbiriyle çelişen iki kararın ortaya çıkması nedeniyle ve kanunda sınırlı olarak sayılmış bulunan koşullar altında ilk yargılamanın -son halde ikinci yargılamanın- aynı mahkemede, belirli bir süre içinde, tekrar edilmesini (yenilenmesini) sağlayan bir olanaktır, (kurumdur). (Prof. Dr. Ramazan Arslan Medeni Usul Hukukunda yargılamanın yenilenmesi-s.14)
Yargılamanın yenilenmesi, geniş anlamda kanun yolu kavramının kapsamına giren, kanun yolu ve diğer hukuksal çarelerin bazı özelliklerini taşıyan, fakat teknik anlamda kanun yolunun ayrıcı unsurlarına sahip olmayan ve dava şeklinde ileri sürülebilen bir kurumdur. Yargılamanın yenilenmesinde istem yerinde görülüp ilk karar değiştirilecekse, verilen yeni karar (hüküm) eski hükmü geriye etkili olarak ortadan kaldıracağı için bu etki açısından yenilik doğurucu (inşai) bir hükümdür. (Prof. Dr. Ramazan Arslan Medeni Usul Hukukunda yargılamanın yenilenmesi-s.48)Yargılamanın yenilenmesi davasında davacı, ne davalıya karşı bir hak iddiasındadır ne de kendisi ile davalı arasındaki hukuksal durumun belirlenmesini istemektedir. Davacının amacı eldeki kararın kaldırılması veya değiştirilmesidir, çekişme konusu bu istemdir.
Bir başka deyişle yargılamanın yenilenmesi davasının açılması üzerine yapılacak olan yeni yargılamanın konusu ilk, yargılamadır.
Yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenebilmesi için öncelikle istemin geçerlilik (dinlenebilirlik) koşulların incelenmesi gerekir. Bu koşulların varlığı saptandığı takdirde mahkeme yeniden yargılamaya geçer ve sebebin incelemesini yapar. İleri sürülen sebebin doğru olmadığı sonucuna varan mahkeme, davayı reddeder. Aksi halde ilk kararı yeniden ele alarak yeni bir karar verir. Yenilenen yargılamayı ilk yargılamadan tamamen soyutlamak olanaksız olduğundan ilk davadan başka bir konunun bu davada yargılama konusu yapılması söz konusu olamayacağı gibi, iddia ve savunmanın genişletilemeyeceği ana kuralı (HUMK.nun 185/2, 202/II) bu dava da geçerli olur. Çünkü bu dava ilk davanın üzerine inşa edilmektedir ve bir ölçüde o davanın devamıdır. (Prof. Dr. Ramazan Arslan Medeni Usul Hukukunda yargılamanın yenilenmesi-s.164)
Terditli (kademeli) davaya gelince; HUMK.da bir hüküm bulunmamakla beraber usul ekonomisi ve davacının hukuki yararı gözetilerek yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile istemin kademeli olarak ileri sürülebileceği kabul edilmiştir.
Terditli davada davacı iki ayrı talepte bulunur. Bu talebin dinlenebilmesi için, asıl talep ile yardımcı talep arasında bir bağlantı bulunması ve her iki talebinde hukuki ve ekonomik bakımdan aynı veya benzer amaca yönelmiş olması gerekir.
Eldeki davada davacı HUMK.nun m.445/1 ve 8. maddelerine dayanarak yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş ve bu istemin reddi halinde de Türk Medeni Kanununun 724. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde de sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tazminat isteğinde bulunmuştur.
Somut olayda çözümlenmesi gereken husus, yargılamanın yenilenmesi istemi ile açılan bir davada terditli (kademeli) istemde bulunulup bulunulamayacağının çözümlenmesidir.
Yukarıdan beri açıklandığı üzere yargılamanın yenilenmesi, bir dava gibi açılmakla birlikte, istem uyuşmazlığın özüne ilişkin olmayıp HUMK.da sınırlı olarak belirtilen nedenlere ve şartlara dayalı olarak inceleme yapılmasına ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi yolu, yeni bir dava değil olağanüstü yani kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir yoldur. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, bir dava gibi açılıp incelenmesine rağmen niteliği itibariyle olağanüstü bir kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi isteminde, ancak bir davada ileri sürülebilecek olan terditli istemin incelenme ve değerlendirilebilme olanağı yoktur.
Belirtilen nedenle mahkemece, davacının aynı dilekçede ileri sürdüğü tapu iptali tescil ile tazminat isteği hakkındaki davanın ayrılmasına karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangibir hüküm kurulmamış olması doğru olmadığından hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: davacıların temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA,500.00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 25.9.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.