Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10784 E. 2007/12341 K. 22.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10784
KARAR NO : 2007/12341
KARAR TARİHİ : 22.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalıların miras bırakanı adına 10/5042 arsa paylı 232 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tescil ve kooperatif ortaklığının tespiti ikinci kademedeki istek ise, fazla haklar saklı kalmak üzere 15.000,00 YTL güncelleştirilmiş satış bedeli ile kooperatife yapılan ödemeler toplamı 1852.50 YTL’nin tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kısmen kabul edilerek davacının kanıtladığı ödemeler tutarı 1852.50 YTL’nin davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 1. maddesin de yapılan tanıma göre kooperatifler tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik yararlarını ve özellikle meslek veya geçinmelerine ait ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan ortaklıklardır. Anılan yasanın 14. maddesi son fıkrasına göre de kooperatif ortaklığının devri olanaklıdır. Devir işlemi yapılmışsa yönetim kurulu ortaklığı devralan kişinin diğer ortakların özelliğini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul etmekle yükümlüdür. Kooperatifler hukukunda egemen olan ilkelerden birisi de açık kapı ilkesidir.
Somut olayda; davacının kooperatife yapmış olduğu 06.03.2003-30.01.2006 tarihleri arasındaki aidat ödemesi kooperatifçe kabul edilmiş, kısaca ifade etmek gerekirse dava dışı kooperatif davacıyı üye olarak benimsemiştir. Diğer yandan, davalıların miras bırakanı … tarafından davacıya verilen 06.03.2003 tarihli vekaletnamede verilen yetki dava konusu dükkanın satışına ilişkindir. Davacı elindeki bu vekaletname davalıların miras bırakanının üyesi olduğu kooperatifteki 232 numaralı dükkanı davacıya devir iradesinde olduğunu gösterir. Dosyada toplanan bütün deliller ve özellikle dava dışı kooperatifin davacıyı ortağı olarak benimsemesi iddianın kanıtlandığını göstermektedir. Böyle olunca; mülkiyet hakkına ilişkin istemin hüküm altına alınması yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sadece aidat ödemelerine ilişkin dava kaleminin kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.