Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/11438 E. 2007/13042 K. 31.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11438
KARAR NO : 2007/13042
KARAR TARİHİ : 31.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, davalı belediyenin yetkili kıldığı dava dışı … A.Ş’nin 08.07.1992 tarihinde yaptığı tahsise dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı … davacı kooperatifin arsa ve ada dışı alt yapı bedellerini ödemediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Davacı ile davalı Belediyenin yetki vermesi üzerine dava dışı … İmar A.Ş arasında yapılan 17.08.1992 günlü «arsa tahsis sözleşmesi» başlıklı sözleşme eki taahhütnamede davacı kooperatif «…… tahsis edilecek arsadaki yapılabilir konut sayısına göre arsa peşinatının ödeneceğini…..» kabul etmiştir. Görülüyor ki, tahsisi yapılan arsaların bedeli ile arsalarda yapılabilir konut sayısının yakın ilişkisi vardır. Bu yüzden davalı belediyeye tahsisten sonra planda meydana gelen artışlardan ve davacının fark olarak ödemesi gerektiğini bildirdiği bedelden neyi kastettiği açıklattırılmalı, bu artışların parasal tutarları hakkında bilgi alınmalı, davacı kooperatife başlangıçtaki tahsisin 32 adet konut yapımına ilişkin bulunduğu gözetilerek sonradan yapılan değişikliklerle bu sayının daha fazlaya çıkarılıp çıkartılmadığı, çıkartılmışsa davacı kooperatifin mal varlığında artı değer meydana getirip getirmediği, bunun ilk yapılan tahsisteki konut durumuna göre davalıya yansıtılması gereken parasal tutarının
ne olacağı yönleri üzerinde durulmalı, gerek duyulursa değinilen konulardaki delillerin toplanmasından sonra keşfen bilirkişi incelemesi de yaptırılarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.