YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11646
KARAR NO : 2007/14372
KARAR TARİHİ : 16.11.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2006 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı yasanın 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 26.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
Davacılar Kadastro Müdürlüğünün 26.1.2006 tarihli işlemi ile 19 parsel sayılı taşınmazda yüzölçümü miktarının düzeltildiğini, bu düzeltme işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek Kadastro Müdürlüğünü de hasım göstermek suretiyle işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılardan kadastro Müdürlüğü ile Durdu Ağyar tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Yasanın 41.maddesi, “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.”şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile,
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiş, böylece, açıklanan teknik hataların düzeltilmesinde vasıf ve mülkiyet değişikliğini engelleyen ifadeler madde metninden çıkartılmıştır. Ancak, buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerlerinin zemine uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemler bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.
Kadastro müdürlüğünün resen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişileri hasım göstererek işlemin iptalini isteyebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce resen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalardan sonra, Kadastro Müdürlüğünün 10.10.2006 tarihli iptali istenen işlemin incelendiğinde, müdürlüğün re’sen yaptığı işlem sonucu 59 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde hesap hatası yapıldığı gerekçesiyle 41.madde gereğince düzeltme yapılmıştır. Bu düzeltme hesap hatasına ilişkin olup anılan madde kapsamındadır.
Davacı davasını Kadastro Müdürlüğüne yönelterek açmış, mahkemece, yararına düzeltme yapılan taşınmaz maliklerine karşı dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İşlemin Müdürlükçe re’sen yapıldığı ve davacı taşınmazın aleyhine üçüncü kişi taşınmazı yararına bir düzeltmenin bulunmadığı gözetilmemiştir. Bu yön doğru değildir. Dava doğru hasma karşı açılmıştır. Ne var ki, bu tür davalarda önem arz eden bir diğer husus davanın süresinde açılmış olmasıdır. Dosya içerisinde davacıya işlemin tebliğine dair belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle de 41.maddenin öngördüğü 30 günlük sürede davanın açılıp açılmadığının denetleme olanağı yoktur.
O halde, mahkemece iptali istenen işleme ilişkin tüm belgelerin Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, dava süresinde açılmış ise davanın doğru hasma yöneltildiği de gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.