YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11890
KARAR NO : 2007/13385
KARAR TARİHİ : 05.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi inanana taşınmazı dilediği an geri isteme hakkı değil, inanç ilişkisine konu nesneyi iade-i talep yetkisi sağlar.
İnanç sözleşmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Somut olayda; taşınmazların temlikinden önce düzenlendiği tartışma konusu olmayan 04.11.1998 tarihli tarafların imzalarını taşıyan belge yanlar arasındaki inanç ilişkisini tartışmasız ortaya koymaktadır. Bu sözleşmede eldeki davada dava konusu yapılan 46 ve 182 parsellerden de söz edilmektedir.
Dolayısıyla davacı 46 v e 182 parsellerin inanç sözleşmesine konu edildiğini az yukarıda sözü edilen Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca kanıtlanmıştır.
Görülüyor ki; inanç ilişkisi yazılı delille kanıtlanmıştır. HUMK.nun 290. maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerinde senetle kanıtlanması gerekir. Hukuki işlemin konusu 400. milyon liradan az bile olsa senede karşı olan iddia tanıkla ispat edilemez. Kaldı ki; senede karşı olan davalının defi adi yazılı belgeyle kanıtlanmış olsa dahi dava konusu taşınmazlar tapuda kayıtlı olduğu için satışlarının Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213. maddeleri hükmünce resmi şekilde yapılmış bulunması zorunludur. Davalı savunması yasa yöntemine uygun kanıtlanmadığı halde davanın kabulü yerine, kanuna uygun düşmeyen bazı gerekçelerle reddedilmiş olması kararın bozulmasını gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.