Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/11894 E. 2007/11752 K. 15.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11894
KARAR NO : 2007/11752
KARAR TARİHİ : 15.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine15.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_
Davacılar 15.11.2006 tarihli dilekçesiyle murislerinin ve kendilerinin paydaş olduğu, dava konusu 719, 1693, 34, 1692, 954 ve 33 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı üzerinde bulunan … … Vakfı’nın gayrisahih vakıf olduğu nedeniyle tapudan terkini istenmiştir. Davalı vekili vakfıyenin 14. sahifesinde çiftlik arazinin tamamının Vakfı Sahih olarak vakfedildiğinin açık bir şekilde yazıldığını, zeminin … … ve … … Vakfından üstü de … … Vakfından olduğunu beyan ile vakfiye örneğini 21.06.2007 havale tarihli yazı ile dosyaya ibraz etmiştir.
Mahkemece 25.01.2007 tarihli keşfen yapılan inceleme sonucu keşif rapor ve krokileri ile birlikte dosya talimatla bilirkişiye gönderilip Doç. Dr…. … … tarafından düzenlenen 25.04.2007 tarihli raporda dava konusu … … Vakfı’na ilişkin vakfiyenin dava dosyasında yer almadığı bu nedenle taşınmazların bu vakfiye kapsamına girip girmediği konusunda bir sonuca varılamadığı ancak dava konusu taşınmazların konumu dikkate alındığında mülk toprak değil, miri araziden olduğu ve gayrisahih vakıf niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Bu rapor üzerine dava konusu (719, 1693, 34, 1692, 954 ve 33) taşınmazlarda davanın davacılar hissesi üzerinden kabulü ile … … Vakfı’nın terkinine karar verilmiştir.
Davalı … İdaresi vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava tapu kaydındaki vakıf şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Dava konusu parsellerden 1692 ve 1693 sayılı parselde davacı … …’ın murisi olduğu beyan edilen … oğlu … …’ın 1/4 payı bulunmaktadır. Bu durumda … …’ın terekesi elbirliği mülkiyet rejimine tabidir.
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir … da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek dava konusu 1692 ve 1693 sayılı parsellerde muris … oğlu … …’ın payı yönünden çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Diğer taraftan; dava konusu tapu kayıtları üzerindeki vakıf … … Vakfı olup Doç. Dr. … … … tarafından 25.04.2004 tarihli rapordan sonra … idaresi tarafından 21.06.2007 havale tarihli yazı ile mahkemeye gönderilen vakfiye ise “… … Han İbni … … Vakfı”na ait olup dava konusu vakıfla ilgili vakfıyenin bu vakfıye olup olmadığı … idaresinden sorulduktan sonra alınacak vakfiye örneğinin dosya ile birlikte incelenmek üzere tekrar Doç Dr. … … …’e gönderilerek rapor alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken “… … Vakfına ilişkin vakfiye örneğinin dava dosyasında yer almadığını” belirten 25.04.2007 tarihli rapora göre karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.