Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12079 E. 2007/13128 K. 01.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12079
KARAR NO : 2007/13128
KARAR TARİHİ : 01.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.08.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi krokisinde 4 ve 5 numara ile gösterilen toplam 575.m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 194 parselden ifraz edilerek davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalılardan … … temyiz etmiştir.
Gerçekten; Türk Medeni Kanununun 718. maddesine göre arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar dışında yapılar, bitkiler ve kaynaklarda gelir. Kural olarak da araziye ayrı, üzerindeki yapı, bitki ve kaynakları ayrı düşünme olanağı yoktur. Türk Medeni Kanununun 724. maddesi değinilen kurala istisna getirmiş, bazı koşulların varlığı halinde zemin ile üzerindeki yapı arasındaki bağlantıyı kesmiş ve o koşullar gerçekleşmişse yapı sahibine üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetini talep yetkisi tanımıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanunun 3.maddesinde hükme bağlanan subjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilebilecek durumda olmamasını, ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. Malzeme malikinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki,14.02.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü, bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur.Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir.
Somut olaya gelince; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının 194 parsel sayılı taşınmazdan davanın açıldığı 12.08.2003 tarihinden önce 23.06.2003 tarihinde maliklerden … …’dan pay satın aldığı, ancak aldığı payı yine davadan önce 16.07.2003 tarihinde tapudan, … …’a sattığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davacı taşınmazda aldığı pay sebebi ile mülkiyet hakkı sahibi olmuş ve yapısı Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmünce korunma altına alınmış iken payını başka kişilere satmış, bundan sonra eldeki davayı açmıştır. Olay ve karinelerden durumun özelliğine göre kendisinden beklenen hiçbir özeni göstermeyen davacının iyiniyetli olduğunu kabulü olanaklı değildir. Böyle olunca; kötü niyetle açılan davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece bu saptamalara göre davanın reddi yerine istem hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.