Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12166 E. 2007/14110 K. 13.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12166
KARAR NO : 2007/14110
KARAR TARİHİ : 13.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.11.2006 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale ve eski hale getirme bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 291 parsel sayılı mera taşınmazına elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı Hazine temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine ve özellikle idari tutanağın eki krokide elatıldığı kabul edilen A ve B harfli mera bölümlerine tutanağın düzenlenmesinden sonra elatmanın kaldırıldığı saptandığına göre davacı Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davadaki istemin dayanağı 18.8.2006 tarihli elatmanın varlığını saptayan tutanak ve eki krokidir. Anılan tutanağa göre krokide A harfi ile gösterilen yere davalılar … ve …’in, B harfi ile gösterilen bölüme de diğer davalı …’in merayı ekip biçmek suretiyle tecavüz ettiği sabittir.
Mera hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan taşınmazlardandır. 4342 sayılı Kanununun 4.maddesi uyarınca da meranın amaç dışı kullanmak suretiyle vasıfları bozulmuşsa tekrar eski hale getirmek için yapılması gereken giderlerin sebebiyet verenlerden tahsili gerekir. Davalıların 18.8.2006 tarihli tutanaktan sonra mera parselinden el çekmiş olmaları tahrip ettikleri meranın eski hale getirme bedelini ödemekten kurtarmaz.
Bu durumda mahkemece, ziraatçi bilirkişiye elatılarak tahrip edilen krokide A ve B harfleri ile gösterilen yerlerin eski hale getirme bedelleri hesaplattırılmalı, sorumluluk durumlarına göre bu bedellerin davalılardan tahsili hüküm altına alınmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek davanın bütünü ile reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin diğer temyiz itirazlarının reddine hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.