Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12335 E. 2007/14093 K. 13.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12335
KARAR NO : 2007/14093
KARAR TARİHİ : 13.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.12.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 141 parsel sayılı taşınmazı yararına davalıya ait 142 parselden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece dava kabul edilmiş. hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Geçit hakkı istemi, taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla beraber, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarakta geçit güzergahı saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit davalarında davacının subjektif arzusunun önemi yoktur. Mahkemece objektif esaslara göre geçit yeri saptanmalı, sadece davacının yararı değil, dava konusu parsele komşu tüm parsellerin yararları gözetilmeli, bir başka anlatımla komşuluk hukukunun fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi doğrultusunda geçit yeri belirlenmelidir.
Somut olayda, yapılan keşif sonucu düzenlenen 16.1.2007 tarihli bilirkişi raporunda beş ayrı alternatif belirlenmiş, az yukarıda açıklanan ilkelere göre 140 ve 142 parsellerin ortak sınırından geçit kurulabilme durumu değerlendirilmemiştir. Bu durumda, 140 parsel sayılı taşınmaz malikide harçlı dilekçe ile davaya katılımı ya da hakkında ayrı bir dava açılarak HUMK.nun 45.maddesi uyarınca davaları birleştirilerek, davacı parseli için gerekirse geçit yerinin belirtilen parsellerin ortak sınırında kurulup kurulamayacağı yönü üzerinde de durularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, geçit kurulmasına ilişkin davalarda yükümlü taşınmaz malikinin bedelin tahsili gibi ek külfetle karşılaşmaması için saptanan bedelin yükümlü taşınmaz malikine ödenmek üzere karardan önce depo ettirilmemesi ve geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi gereği tapu siciline kaydı gerektiği hususunun göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.
Keza, geçit hakkı davalarının niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekir. Dava kabul edilse bile vekille temsil olunan davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi de doğru değildir.
Mahkemece değinilen yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 13.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.