YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12468
KARAR NO : 2007/14373
KARAR TARİHİ : 16.11.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı İl Özel İdare Genel Sekreterliği vekili tarafından, davalı … Turizm Seyahat ve Havacılık A.Ş. aleyhine 7.12.2006 tarihinde verilen dilekçe ile 3402 sayılı yasanın 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali, birleşen davada da … Turizm Seyahat Havacılık A.Ş. tarafından tespit ve tersimat hatasının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; düzeltme işleminin iptaline, birleştirilen davanın reddine dair verilen 15.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı (davacı) … Turizm Seyahat ve Havacılık A.Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali, birleştirilen dava ise, 15 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece, mülkiyet nakli oluştuğu gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işleminin iptaline, tespit isteminin reddine karar verilmiş, hükmü, davalı(birleştirilen davanın davacısı) …Turizm Seyahat ve Havacılık AŞ temyiz etmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, 15 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiş Ancak, sınırlandırma hatasının düzeltilmesine ilişkin, Kadastro Müdürlüğünün 14.11.2006 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi aşağıda açıklanan nedenlerle doğru bulunmamıştır.
3402 sayılı Yasanın 41.maddesi, “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.” şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile,
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiş, böylece, açıklanan teknik hataların düzeltilmesinde vasıf ve mülkiyet değişikliğini engelleyen ifadeler madde metninden çıkartılmıştır. Ancak, buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerlerinin zemine uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemler bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.
Kadastro müdürlüğünün resen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişileri hasım göstererek işlemin iptalini isteyebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce resen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalardan sonra, Kadastro Müdürlüğünün 14.11.2006 tarihli iptali istenen işlemin incelendiğinde, sınırlandırma hatası yapıldığı belirtilerek düzeltme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle sınırlandırma hatasından ne anlaşılmak gerektiğine kısaca değinilmelidir. Sınırlandırma;
Kadastro çalışmaları sırasında, muhtar, bilirkişi ve ilgililerin beyanı ile taşınmazın zeminde belirlenen sınırlarıdır. Kadastro sonrası yapılan işlemlerde ise sınırlandırma, aplikasyon değerleri ile belirlenen sınırlardır.
Zeminde bu şekilde belirlenmiş sınırların hatalı olarak alınması ise, sınırlandırma hatasına sebep olur. Sınırlandırma hatalarının tespiti ölçü, tersimat ve hesaplama hataları gibi kolay değildir. Bu nedenle de riskli olan bu düzeltmenin kapsamına nelerin gireceği Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmeliğin 8.maddesinde tek tek sayılmıştır.
Buna göre;
a) Taşınmaza kadastro sırasında uygulanan kayıt sınırlarının sabit sınır niteliğinde olması ve halen zeminde mevcut olmasına karşın buna aykırı sınırlandırma yapılmış olduğunun,
b) Arazide değişmeyen sınır olduğunu gösteren demiryolu, kanalet, yol ve benzeri gibi değişmeyen ve sabit sınır niteliğinde olduğunu kesin olarak gösteren yapı ve tesisler bulunduğu ve bu yapı ve tesisler krokisinde gösterilmiş olduğu halde, ölçü yapılırken bu sınırlara uyulmamış olduğunun,
c) Kadastro öncesine ait tapu krokisine aykırı olarak ya da hatalı kroki ve plân esas alınarak, sınırlandırma hatası yapılmış olduğunun,
ç) Parsel cephe hattında … bulunduğu halde düz geçirilmiş ya da düz olduğu halde kırık noktalı geçirilmiş olduğunun,
d) Birbirine sınır olması gereken taşınmazlar arasında binmeler ya da boşluklar olduğunun,
e) Fotogrametrik haritalara dayalı kadastro çalışmalarında, parsel sınırı teşkil etmeyen çizgiler esas alınarak sınırlandırma yapılmış olduğunun, anlaşılması halinde sınırlandırma hataları düzeltilir.
(2) Sınırlandırmadan kaynaklanan bir hata bulunup bulunmadığı; tescilli belgeleri, varsa tespit tarihinden önce üretilmiş … fotoğrafı, fotogrametrik harita gibi haritalar ile yararlanılabilecek diğer bilgi ve belgeler üzerinde zeminde ve büroda gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak suretiyle belirlenir.
(3) Gerektiğinde kadastrodan sonra sınır değişikliği olup olmadığı hususu, geçerli bir belge, muhtar ve mahalli bilirkişi beyanları ile tespit edilir.
(4) Sınırlandırma hatalarına yönelik yapılacak düzeltmelerde, yeni bir parsel oluşturulmaz.
(5) Yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek rapor doğrultusunda, sınırlandırma hatası tespit edilememesi halinde, düzeltme yapılamayacağına dair talepte bulunan taşınmaz maliklerine bilgi verilir.”
Eldeki davada iptali istenen işlemin belirtilen Yönetmelik hükümleri gözetilerek yapılıp yapılmadığı dosya içerisindeki kanıtlardan anlaşılamamaktadır. Taşınmaz başında yapılan keşifte ölçü ve tersimat hatasının bulunmadığı belirtilmiş ve sınırlandırma hatasının usulünce düzeltildiğine değinilmiştir. Ancak, bilirkişi raporu yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ne şekilde bir sınırlandırma hatasının bulunduğunun saptanması noktasında yeterli görülmemiştir. O halde, mahkemece Kadastro Müdürlüğünün sınırlandırma hatası yapıldığı gerekçesiyle yaptığı düzeltme işleminin Yönetmelikteki yöntemlere uygunluğu yerinde uzman bilirkişiler aracılığı ile yapılacak keşifte saptanması ve 41.madde kapsamında paftadaki mülkiyet sınırları değişebilecek şekilde sınırlandırma hatasının düzeltilmesi olanağının bulunduğu hususu da gözetilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir. karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı -k.davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine, 16.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.