YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12771
KARAR NO : 2007/14924
KARAR TARİHİ : 27.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 20.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/467 Esas sayılı izaleyi Şuy’u davasında verilen yetki belgesine dayanarak 91 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerinden “ … kızı …’in “ tapu kaydına isminin “ … karısı … “ olarak yazıldığını ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, tapu kayıt maliki “ … karısı …’in “ yapılan zabıta araştırmasında mahalle sakinlerince tanınmadığının ve bilinmediğinin bildirildiği Medeni Kanunun 427 maddesi uyarınca Kayyum tayin edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Medeni Kanunun 427/1 maddesinde “ Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer bilinemez ise vesayet makamı , yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve bir kayyım atar “ hükmü öngörülmüştür. Yasanın anılan maddesi uzun süreden beri gaip olması nedeniyle idaresiz kalan ve bu nedenle yönetilemeyen mallar hakkında öngörülmüştür.
Somut olayda ise ; davacılar tapu kayıt maliki “… kızı …’in” 1998 yılında öldüğünü , aynı taşınmaz kendilerinin de paydaş olmaları nedeniyle açtıkları izaleyi şuyu davasının tapudaki isim yanlışlığı nedeniyle sonuçlandırılamaması nedeniyle tapu kaydındaki ismin verilen yetki belgesine istinaden düzeltilmesini istemişlerdir. Dosyaya ibraz edilen veraset ilamını göre de … karısı …’ın 1988 yılında ölümü ile mirasının mirasçılarına intikal ettiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere … karısı …’in gaip olmadığı ve bu nedenle de mallarının yönetilememe durumu bulunmadığından kayyum atanması gerekmez.
Mahkemece, tarafların delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kayyum tayin edilmesi gerektiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 27.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.