YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12941
KARAR NO : 2007/14741
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait isim ve soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırkende aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, … Köyü 917, 1378, 1604, 2034 ve 2436 parsel sayılı taşınmazlarda paylı malik olan muris annesi…Kızı … …’nin kayıtlarda … veya … … yazılı isim ve soyisminin “… …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacının murisi annesine ait dosyada mevcut veraset ilamı ve nüfus kaydına göre muris … …; … ve … kızı, 1904 doğumlu olup, … Köyü 29 hanede nüfusa kayıtlıdır ve 27.04.1989 tarihinde ölmüştür. Çekişme konusu taşınmazlar … Köyündedir. Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile … Köyünde yaptırılan araştırma doğru değildir. Taşınmazların tapu kayıtları ve tapulama tutanakları incelendiğinde 917, 1604, 2034, 1378 parsellerin irsen intikal ile…kızı 1321 (1905) doğumlu … (…) ile kardeşleri … …, … … ve … adlarına 1/4’er paylar ile tescil edildiği görülmektedir. 2436 parselin ise tapulama tutanağı dosyada yoktur. Tapu kaydına göre ise…kızı … … ve…oğlu … … adına 1/2’şer paylarla kayıtlıdır. Kayıtlardaki paylı malik…kızı …’ün nüfus aile kayıt tablosu da dosyada mevcuttur ve tapulama tutanakları ve tapu kayıtlarındaki malikler ile bu nüfus kayıt bilgileri aynen örtüşmektedir. Davacının, … Kasabası 32 hanede nüfusa kayıtlı…ve … kızı 1905 doğumlu … ile ırsi bağlantısı sağlanmamış, davacının muris annesi … … ile, tapu kayıtlarında yazılı … (…)’ün aynı kişi olup olmadığı saptanmamış, gerçekte taşınmazlarda kimin malik olduğu da kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir.
Az yukarıda açıklandığı gibi bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, yani mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Eldeki davada ise, yukarıda belirtilen ilkelere uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakli oluştuğu kuşkusu yaratacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.