YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12962
KARAR NO : 2007/14419
KARAR TARİHİ : 16.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 25.8.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 25.08.2006 tarihli dilekçesiyle Ada 348, parsel 60, cilt 7, sahife 626’da kayıtlı, Ada 38, parsel 2, sahife 736’da kayıtlı, Ada 999, parsel 2, sahife 9045’da kayıtlı,Ada 999, parsel 3, sahife 9046’da kayıtlı, Ada 555, parsel 3, sahife 7752’de kayıtlı taşınmazların tapu kaydında … kızı … Reis adına gözükmesi gerekirken … kızı … olarak gözüktüğünü yine Ada 96, parsel 3 sahife 614’de kayıtlı taşınmazın tapu kaydında malikin … kızı … … olarak gözükmesi gerekirken … kızı … olarak gözüktüğünü, murislerinin tapu kaydında soyadlarının yazılmaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek tapu kaydına, tapu kayıt maliklerinin soyadlarının eklenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı İdare vekili temyiz etmiştir.
Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet nakline … vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir.
Mahkemece, dava konusu edilen 348 ada 60 parsel, 38 ada 2 parsel, 96 ada 3 parselin tapulama tesbit tutanakları getirtilmiş, ancak diğer parsellerin tutanakları getirtilmediği gibi tescile esas alınan dayanak kayıtlarıda getirtilmemiş, tutanaklarda sözü edilen kök muristen itibaren onun mirasçılarını gösterir aile nüfus kayıtları veya veraset belgeleri temin edilmemiş, tapulama tesbit tutanakları ile nüfus kayıtları arasındaki bağlantı kurulmadan özellikle kayıt maliki …’nin tutanağın düzenlenmesinden önce 1959 yılında öldüğü ve bunun tutanağa işlendiği, nüfus kaydı getirtilen …’nin ise tutanak tarihinden sonra 1979 yılında öldüğü anlaşılmasına rağmen bu çelişkide giderilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle, dava konusu edilen ve dosyaya tapulama tesbit tutanağı getirtilmeyen parsellerin tesbit tutanakları getirtilmeli, tesbit tutanaklarında gösterilen dayanak kayıtları, tutanak içeriğinde gösterilen kök muristen tesbit malikine kadar nüfus kayıtları ile irtibatlandırılacak aile nüfus kayıtları idareden getirtilmeli, bulunabilirse tutanak bilirkişileri yoksa tanıklara tapulama tutanağı içeriği açıkça okunarak getirtilecek nüfus kayıtları ile irtibatlı olarak denetime elverişli beyanlarının alınması gerekir. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar varsa tutanak bilirkişileri taşınmazlar başında dinlenip keşif yapılarak yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda sonuca varılması gerekirken, yazılı şekilde eksik nüfus kayıtları ve araştırma ile sadece keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin soyut nitelikli beyanları esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 16.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.