Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12994 E. 2008/544 K. 29.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12994
KARAR NO : 2008/544
KARAR TARİHİ : 29.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.05.2006 gününde verilen dilekçe ile muhdesatın aidiyetinin tespiti istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.01.2008 günü için yapılan tebligat üzerine taraflar gelmedi. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, miras bırakan babası … ’a ait 406 ada 25 parsel sayılı taşınmaza miras bırakanın izni ile yapmış olduğu binanın kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Davalı … binanın miras bırakan babaları … … tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı … davacıyı doğrulayarak davayı kabul ettiğini bildirmiş, diğer davalılar ise duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda bulunan ve bilirkişi raporunda ( A ) harfi ile işaretli binanın davacıya ait olduğunun tespitine, tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya ve dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Önceki Medeni Kanunda bir hüküm bulunmasa da, “Beyanlar” başlıklı 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 1012 madde hükmü “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Medeni Kanunda bir hüküm olması, veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi, yahut tapu sicil tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
Türk Medeni Kanunun 1012 maddesine göre, bir taşınmazın eklentilerinin malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılması mümkündür. Önceki Medeni Kanundaki teferruat deyiminin karşılığı olarak yeni Medeni Kanunda kullanılan eklentiden maksat; asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanımda birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. (Medeni Kanunun m:856) Türk Medeni Kanunu uyarınca beyanlar sütununda gösterilebilecek diğer haklar ise, yasanın 748. maddesinde sözü edilen geçit haklarından sürekli olanlar, 755 maddedeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710. maddedeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyelan bölgesinde kaldığına dair beyanlardır. Özel kanunlar arasındaki 634 Sayılı Kat Mülkiyeti kanunu uyarınca da; her bağımsız bölüme ait eklentiler, yönetim planı veya yönetim planında sonradan yapılan değişiklikler ve kat mülkiyeti kanunun 41. maddesi gereğince yapılan işlemler, devre mülk esasına tabi taşınmazlarda devre mülk hakkı, yine özel kanunlardan olan 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun değişik 7. maddesine göre korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenen taşınmazlar, 3194 Sayılı İmar Kanunun 11. maddesine göre ortaya çıkan işlemlerin sonucu, 3621 Sayılı Kıyı Kanununun 12. maddesinde öngörülen kıyı şeridinde yapılan yapıların durumu, 3226 sayılı Finanssal Kiralama Kanunun 8. maddesine göre Finanssal Kiralama sözleşmesine konu taşınmaz mala ilişkin sözleşmeler, 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak bazı işlemleri düzenleyen yasa uyarınca hak sahibine tahsis beyanları, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 15. maddesi uyarınca bir taşınmaza bağlı kooperatif ortaklığının cuz’i haleflere intikal edeceği hususu, ayrıca 2924 Sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine dair Kanunun 7. maddesine göre orman sınırı dışına çıkartılıp mülkiyeti kişilere devir edilen arazilerdeki mülkiyet takyitleri ve bu kabil bir araziyi zilyed olarak tasarruf edenlerin adları beyanlar hanesinde gösterilir.
Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmünce kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Az yukarıdaki bölümlerde gerek Türk Medeni Kanunun ve gerekse özel kanunların beyanlar sütununa nelerin yazımına cevaz verdiğinden söz edilmiştir. Tapu Sicil Tüzüğünün 61. maddesi uyarınca teferruatın mülkiyet hakkı sahibinin yazılı talebi üzerine beyanlar sütununda belirtilmesi olanaklıdır. Tüzüğün 62. maddesi Türk Medeni Kanununun taşınmaz mal sicilleri ile ilgili hükümlerine göre kurulmaları artık mümkün olmayan ayni hakların, 63. madde medeni hakların kısıtlanmasına ilişkin mahkeme kararlarının, 64. madde ise, işçi ve yüklenicinin işe başlama tarihi, inşaat ile ilgili sözleşmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilmesine olanak sağlamaktadır.
Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, taşınmaz üzerindeki binanın aidiyetinin tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesine olanak yoktur. Ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle davacıların hukuki yararı bulunduğundan taşınmaz üzerindeki binanın davacılara ait olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca binanın davacılara ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi doğru değildir.
Öte yandan ; H.U.M.K.nun 74 maddesi uyarınca mahkemece istemden fazlasına karar verilemeyeceği gibi istemden başka bir şey hakkında da karar verilemez. Davacının istemi olmadığı halde, muhtesatın aidiyetinin davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan ( 2 ) bent uyarınca hükmün bozulması gerekir ise de ; bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden hüküm H.U.M.K.nun 438/VIII maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ Yukarıda ( 1 ) bentte yazılı nedenlerle temyiz edenin sair temyiz nedenlerinin reddine , ( 2 ) bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin son satırında yer alan ( … ve Tapu Kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesine “ sözcüğünün hükümden çıkartılmasına hükmün DÜZELTİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, 29.01.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.