YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13081
KARAR NO : 2007/14516
KARAR TARİHİ : 19.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.8.2004 gününde verilen dilekçe ile davalı … Tarhan aleyhine açılan davada temliken tescil istemine dayalı tapu iptali ve tescil, davalı …. aleyhine istihkak davası açılarak haczin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil davasının kabulüne, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, haczin kaldırılması talebinin reddine dair verilen 21.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava şahsi hakka dayalı taşınmaz mülkiyetinin geçirilmesi ve taşınmaz kaydındaki diğer davalı banka yararına olan haciz şerhinin terkini istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece Türk Medeni Kanununun 724.maddesinde öngörülen kazanma koşulları davacı yararına gerçekleştiğinden 160 m2 den ibaret 6707 ada 12 parselin davacı adına tesciline, haciz şerhinin terkini istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
6707 ada 12 parsel sayılı taşınmaz 378 ada 5 parselin imar uygulaması sonucu oluşmuştur. Açıkçası 6707 ada 12 parselin evveliyatı da tapuludur. Davacı her ne kadar taşınmazdaki mülkiyeti malik olan davalı …’un harici satışı ile kazandığını ileri sürmüşse de bu iddiasını kanıtlamış değildir.
Türk Medeni Kanunu’nun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanunun 3.maddesinde hükme bağlanan subjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilebilecek durumda olmamasını, ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.
Malzeme malikinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü, bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın öncesinin de tapulu olmasından dolayı davacının iyiniyeti kanıtlanmamış iken taşınmazın davacı adına tescili yasaya uygun düşmemiştir. Ne var ki, kayıt malikinin hükmü temyiz istemi olmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamış düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Diğer taraftan, davalı banka kayıt üzerine haczi diğer davalının borcu nedeniyle ve kayıt onun adına iken koydurduğundan Türk Medeni Kanununun 849 maddesi hükmünce şerhin terkini isteğinin reddedilmiş olmasında da yasaya aykırılık yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.