Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/13369 E. 2007/16496 K. 27.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13369
KARAR NO : 2007/16496
KARAR TARİHİ : 27.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.04.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davacı …’nin davasının feragat nedeni ile reddine, davacı Halil Köse’nin davasının kabulüne dair verilen 04.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanunun 747.maddesi uyarınca geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacılar, maliki bulundukları 1541, 1543, 1542 ve 1740 parsel sayılı taşınmazları yararına davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemişler, mahkemece davanın kabulüne dair verilen 23.12.2003 günlü karar davalı hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizce 07.06.2004 tarihinde bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş, yargılama sırasında davacı … (1541 ve 1543 parseller maliki) davasından feragat etmiş, bu nedenle davacı …’nin davasının feragat nedeniyle reddine, davacı … davasının kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı hazine vekili temyize getirmiştir.
07.06.2004 tarihli bozma kararına uyulmakla birlikte, bozmada belirtilen, tüm seçeneklerin incelenmesi ile davacıların genel yola ulaşabilecekleri en uygun yerin saptanması gerekirken başka alternatifler araştırılmadan tek seçenek üzerinde araştırma yapılması hususu üzerinde durulmamış, davacı
taşınmazlarının pafta üzerinde başkaca ana yola ulaşımını sağlayabilecek seçenekler olup olmadığı araştırılmamıştır.
Aleyhine geçit hakkı kurulan 2144 parsel sayılı taşınmaz 20.08.2004tarihinde … isimli kişi adına tescil edilmiş olup, adı geçen kişi davaya katılmadan karar verilmiştir. Bozmadan sonra yapılan keşif sonucu belirlenen geçit bedelinin bir kısmı hükümden önce depo ettirilmemiştir. Hükme dayanak alınan kroki ve rapor keşfi tam olarak izlemeye elverişli olmadığı gibi bu kroki ve rapora dayalı olarak kurulan hükümde HUMK’nun 388. ve 389.maddelerinde belirtilen hususlara uygun olmamıştır. Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalılara yüklenmesi de doğru görülmemiş, hükmün açıklanan tüm bu yönlerin gözardı edilmiş olması nedeniyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.