YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13383
KARAR NO : 2007/14755
KARAR TARİHİ : 22.11.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.2.2007 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 744.maddesine dayanılarak su yolu mecra irtifakı kurulması istemiyle açılmıştır.
Mahkemece davacının maliki olduğu 2091 parsel sayılı taşınmaz lehine 344 parsel üzerinden krokide (A) harfi ile gösterilen su yolu mecra irtifakı kurulmuştur.
Hükmü davalı 344 parsel maliki temyiz etmiştir.
Gerçekten, Türk Medeni Kanunun 744 (önceki Medeni Kanun’un 668.) inci maddesi uyarınca “Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür…” Özellikle istemde bulunan su yolu mecra ihtiyacı saptandığında davanın kabulü olanaklıdır. Ancak;
HUMK.nun 388 ve 389 madde hükümlerine göre, hüküm yerinde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gerekir. Aksi halde taraflar hükmün infazı aşamasında yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşer, aynı dava taraflar arasında başka davaların doğmasına neden olabilir.
Somut olayda mahkemece; bilirkişi krokisine gönderme yapılarak krokide (A) harfi ile işaretlenen 0,60×127 m2.lik alandan su geçit hakkı tesisi hüküm altına alınmış ise de, su mecranın davalı taşınmazından hangi yöntemle geçirileceği, örneğin; arazinin altından veya üstünden, büz yada boru kullanılarak mı geçirileceği, borunun çapı arazi altından geçirilecekse arazinin ne kadar altından geçirilmesi gerektiği gibi hususlar hüküm yerinde gösterilmemiştir.
O yüzden mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak yukarıdaki hususlar aydınlığa kavuşturulmalı, hüküm infazda tereddüt yaratmayacak şekilde oluşturulmalıdır.
Mahkemece değinilen yönler üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile ve infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm tesis edildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.