Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/13756 E. 2007/13741 K. 09.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13756
KARAR NO : 2007/13741
KARAR TARİHİ : 09.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiası ile açılmış, Mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılaması sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hüküm oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun,diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı vakaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gerekir.(kesin hüküm külli halefler ile cüz-i halefleri de bağlar.)
Somut olayda; dava konusu 127 ada 5 parsel sayılı taşınmaz davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalı …, 127 ada 5 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan, zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olduğu ve fiilen zilyetliğinde bulunduğunu belirterek kadastro tespitine itiraz etmiştir. Kadastro Mahkemesinin 1997/451 Esas ve 1999/251 Karar sayılı dosyasında yargılaması yapılmış ve davacının davasının dava konusu yerin yayla olup olmadığı da incelenerek, zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğu gerekçesi ile kabulüne karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere 127 ada 5 parselin yayla niteliğinde olmadığı saptanmıştır. Bu saptama davacı Hazine’yi bağlayacağından yayla iddiası ile sonradan açılan bu davanın reddi gerekir. Böyle olunca davanın reddi yerine kesin hüküm olgusu gözardı edilerek istemin hüküm altına alınası doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.