Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14332 E. 2007/15238 K. 30.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14332
KARAR NO : 2007/15238
KARAR TARİHİ : 30.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil davasının reddine, tazminat isteğinin kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 21.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayanılarak açılmış, temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise, tazminat talebine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 24.442,71 YTL malzeme bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1-Tapu kayıt örneğinden 40 parsel sayılı taşınmazda davacı …’nın 1/8 payı bulunduğu, 37 parselde davalı …’un 98/1536 paylı malik olduğu, malik olduğu payı 14.5.2003 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır. 37 parsel paylı mülkiyet rejimine tabi olarak tapuda dava dışı kişiler adına da kayıtlıdır. Bilirkişi raporunda temliken tescil istemine konu iki katlı ev … renkli olarak işaretlenmiştir.
Türk Medeni Kanunun 684 ve 718.maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz’ü) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, Yasa koyucu somut olaydaki taşınmazın durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmaz maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanunun 722, 723 ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda
değerlendirilmesi gerekecektir. Yapı sahibinin Türk Medeni Kanununun 724.maddesinden yararlanarak temliken tescil talebinde bulunması veya arazi sahibinden tazminat talep edebilmesi için bu hakkını yapının yapıldığı tarihteki arazi sahibi kimse ona karşı ileri sürmesi gerekir. Çünkü, temliken tescil veya tazminat talepleri yapının yapıldığı tarihteki arazi maliki kimse ona karşı ilerisi sürülebilecek bir kişisel haktır. Gerçekten arazi mülkiyetinin başkasına geçmesi halinde malzeme sahibi yeni malike karşı tescil talebinde bulunamayacağı gibi inşaat sebebiyle masraf dahi isteyemez.(15.05.1957 tarih 11/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.-Prof.Dr.Kemal T.Gürsoy,Fikret Eren,Erol Cansel.Türk Eşya Hukuku…. 1978.sh.613)
Somut olayda dinlenen tanıklar 37 parsel üzerindeki bilirkişinin krokide … ile işaretlediği yapının davacı tarafından değil önceki malikler tarafından yapıldığını ifade etmişlerdir. Diğer yandan az yukarıda sözü edildiği üzere davalı … yapının yapılmasından sonra 37 parselde 98/1536 pay satın alarak malik olan kişidir. Davacı kendisi tarafından yapılmadığı anlaşılan yapıdan ötürü malzeme bedelini sonradan malik olduğu saptanan davalıdan isteyemeyeceğinden mahkemece malzeme bedeline ilişkin davacı isteminin de reddi yerine bu istek kısmen kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
2- Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 30.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.