Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14364 E. 2007/15593 K. 06.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14364
KARAR NO : 2007/15593
KARAR TARİHİ : 06.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydında isim düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13.12.2006 gün ve 2006/14451-14967 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisine ait dava konusu taşınmaz tapu kaydında “… oğlu …” olarak yazan ismin nüfus kaydına uygun şekilde “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce;
“Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda isim düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Dosyada mevcut dava konusu 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tutanağı kadastro yoluyla 18.12.1965 yılında kesinleşmiştir. Davacı, parselde 1396/4192 pay sahibi “… oğlu …” ın doğum tarihi itibariyle adının gayri müslüm adı olarak yazılmasına rağmen Cumhuriyetin kabulünden sonra bu ismin “… oğlu …” olarak değiştiğini bildirerek “…” isminin “…”, bu kişiye ait “…” yazılı baba adının ise “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alınan tapulama tutanağı ve eklerine göre; davaya konu parselin kadastrodan
önce de tapulu olup, 1959 tarih 78 sıra numarası almış eski kaydına göre maliklerinin belirlendiği anlaşılmaktadır. 21.7.1965 tarihli komisyon kararında etraflıca açıklaması yapıldığı üzere; taşınmaz maliki … iken ölümü ile mirasçıları olarak karısı Nimet ile evlatları …, …, …, … ve …’ı bıraktığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz malikleri bunlardan da ölenler bulunduğundan onlara da düşen paylar belirlenmek suretiyle veraset ilamı esas alınmak üzere belirlenmiştir. Az yukarıda açıklandığı gibi davacıların murisi “…” bu veraset ilamında zaten mevcut olup payı da belirlenerek onun adına tescili sağlandığına göre, artık “…” isminin yanılgı sonucu tutanağa yazıldığını kabul etmek mümkün değildir. Toplanan deliller …’ın gerçek bir kayıt maliki olarak doğru biçimde tespit edildiğini göstermekte olup, kanıtlanamayan davacı iddiasının reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir…” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez tapu kaydında geçen …’ın nüfusta kayıtlı olmadığı, nüfusta kaydı olmayan bir kişinin tapuda pay sahibi olamayacağı, …’ın aslında sonradan isim düzelten … olduğunu belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bozma ilamında da belirtildiği gibi, … ve … tapuda pay sahibidir. Tapu Nimet mirasçıları adına oluşmuştur. …’ın … olduğu kanıtlansa bile tapudaki ismin düzeltilmesi …’in diğer mirasçılardan fazla pay alması sonucunu doğuracaktır. Tapudaki bu yanlışlığın giderilmesi açıklanan nedenle isim düzeltilmesi yolu ile olanaklı değildir. Hal böyle olunca da, isim düzeltme istemli davanın reddi gerekirken kabulüne ilişkin verilen kararın bozulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, H.U.M.K.’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 160 YTL para cezası ile 27.00 YTL karar düzeltme red harcının düzeltme isteyenden tahsiline, 6.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.