Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/15062 E. 2007/15934 K. 13.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15062
KARAR NO : 2007/15934
KARAR TARİHİ : 13.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.1.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı vaad borçlusu satış vaadi sözleşmesinin alacağın teminatı olmak üzere yapıldığını, geçersiz olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alır. Bu tür sözleşmeler gayrimenkul satımına ilişkin değil, ileride taşınmaz satışı yapılmak üzere düzenlenen bir ön sözleşmedir. Vaad borçlusunun satış vaadi sözleşmesi ile yüklendiği mülkiyet devir borcunu yerine getirmemesi halinde vaad alacaklısı Türk Medeni Kanununun 716. maddesinden yararlanarak borcun hükmen yerine getirilmesini mahkemeden isteyebilir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacı ile davalının alacak borç ilişkisi içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı bir kişinin davacı ile davalı arasındaki satış vaadi sözleşmesinin iptali için aynı yer asliye hukuk mahkemesinin 2000/1083 sayılı dosyasında açtığı davada vaad alacaklısı olan davacı … dosyaya sunduğu 09.04.2001 tarihli dilekçesinde, dayanılan satış vaadi sözleşmesinin davalının borcundan dolayı yapıldığını, borcun ödenmesi halinde geçersiz kalacağını ifade etmiştir. Vaad alacaklısı davacının bu beyanı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 236.maddesi hükmünce ikrar olup
yapan tarafı bağlar. Diğer yandan, yine taraflar arasındaki 24.10.2000 günlü protokol başlıklı belge metni de davalının savunmasını doğrulamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 873. maddesi hükmünce alacağın muaccel olmasından önce yapılan borçlunun borcunu vadesinde yerine getirmediği takdirde alacaklıya taşınmaz mülkiyetini kazanma yetkisi sağlayan sözleşmeler geçersizdir. … Hukukundan gelen söyleyişi ile … yasağı denir. Kuralın alacaklıya karşı borçluyu korumak amacı ile getirildiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, mahkemece sözleşmenin geçersizliğinden ötürü davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 13.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.