YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15073
KARAR NO : 2007/16390
KARAR TARİHİ : 26.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.9.2004 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydındaki ipotek şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı banka ipoteğin teminat altına aldığı alacağın ödenmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı banka temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacı güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni aktır. İpotek halen mevcut veya ilerde doğması olası alacakları da teminat altına alabilir. İpoteğin teminat altına aldığı alacak ödeme gibi bir nedenle sona ermiş ise terkin taahhüdünün yerine getirilmemesi halinde ipoteğin hükmen fekki mahkemeden istenebilir.
Somut olaya gelince; davalı banka ile dava dışı … arasında düzenlenen 20.10.1996 günlü “Yuva Kredisi Borçlanma Sözleşmesi”nin ipoteğin paraya çevrilmesi başlıklı 17.maddesinde “gerek bu sözleşmedeki sürenin bitiminde veya bitiminden önce işbu sözleşmede yazılı sebeplerden dolayı borcun muacceliyet kespetmesi halinde borçlu borcunu teferruatı ile birlikte veya bu sözleşme dışındaki hangi nedenle doğmuş olursa olsun her
türlü borç bankaya derhal ve tamamen ödenmezse ….banka ipotekli taşınmazı…. sattırarak alacağını tamamen almaya yetkilidir…..” hükmü bulunmaktadır.
Görülüyor ki, ipoteğin teminat altına aldığı alacak, dava dışı … ’ın davalı bankadan aldığı yuva kredisinden ibaret değildir. Sözleşmenin 17.maddesinde sözleşme dışında hangi nedenle doğmuş olursa olsun her türlü banka alacağı da teminat altına alındığından ipoteğin bankanın yuva kredisi alacağı ile sınırlı olduğu düşünülemez. Bilirkişice bankanın yuva kredisi alacağının ödendiği saptanmış olmasına rağmen ipotek borçlusunun bankaya kredi kartından kaynaklanan borcu kaldığı ortaya çıkartıldığından dava dışı kişinin bankaya olan tüm borçları kapatılmadan ipoteğin terkini olanaksızdır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.