YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1512
KARAR NO : 2007/2542
KARAR TARİHİ : 12.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.12.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, dava dışı S.S … … Konut Yapı Kooperatifi’nin tahsisine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil tahsili istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece çekişme konusu A-8 Blok 2 numaralı bağımsız bölüme davalının elatmasının önlenmesine ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1-1163 sayılı Kooperatifler Kanunun yaptığı tarife göre yapı kooperatifleri tüzel kişiliğe haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik yararlarına ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan ortaklıklardır. Kooperatifler ile ortakları arasındaki ilişki kooperatif ana sözleşmesine konulacak hükümler ve yer almayan konularda yasa hükümleri düzenler. Dolayısıyla kooperatifte ortaklık sıfatının kazanılması ve kaydedilmesi ile ortaklığın sona ermesinde hem kooperatifin Somut olayda; davacı, 2 numaralı bağımsız bölümün 02.07.1999 tarihli ortaklık senediyle kendisine satış ve tahsis edildiğini, bu yere davalının yaptığı elatmanın haksız olduğunu, esasen davalı 2 numaralı bağımsız bölümü yine dava dışı …’dan satın aldığını iddia etmekte ise de, kendisinin 2 numaralı bağımsız bölümün satışı için dava dışı …’a vekaletname vermediğini ileri sürmüştür. Davacı dava dışı kooperatifin kendisine sağladığı şahsi hakka dayandığına göre bu hakkın varlığı ve gerçekliğinin ispatı yukarıda sözü edilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile ana sözleşme çerçevesinde Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince davacıya düşer.Mahkemece her ne kadar bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, bilirkişiler kooperatif merkezindeki kayıt ve defterleri özellikle kooperatif ortaklar defterini incelememişler, salt davacının dosyaya delil olarak sunduğu ancak gerçekliği iddia ve savunmaya nazaran tartışmalı olan ortaklık senedine göre bir sonuç bildirmiştir. Ne var ki, davanın tarafları kendilerinin kooperatif ortağı olduğunu iddia edip savunduğundan, davacının gerçekten A-8 Bloktaki 2 numaralı bağımsız bölümün kooperatif tarafından kendisine tahsis edilip edilmediği dayandıkları tartışmalı belgeye göre değil, kooperatifteki ortaklık defterindeki duruma göre belirlenmelidir. Dava dışı kooperatifin dosyaya verdiği yanıtlarda söylediği gibi davacının dayandığı ortaklık senedi kooperatifin yetkili olmayan temsilcilerince düzenlenmişse bu belge kooperatifi bağlamayacağından ancak belgeyi düzenleyen kişinin şahsi imzası nedeniyle onun sorumluluğunu gerektireceğinden, davacının kooperatifi bağlayıcı olmayan belgenin sonuçlarından yararlanması düşünülemez.
Mahkemece tüm bu yönler üzerinde durulmadan hukuki olan konuda bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelemesi gerekmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent uyarınca da davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.