Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/15164 E. 2007/15774 K. 10.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15164
KARAR NO : 2007/15774
KARAR TARİHİ : 10.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı hazine davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava red edilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Tapulama sırasında 4700 metrekare yüzölçümündeki 1452 parsel sayılı taşınmaz 20.12.1954 tarih 486 sayılı tapu kaydına dayanılarak davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. 1452 parselin revizyonu olan kayıtta yüzölçümünün 5515 metrekare olduğu yazılıdır. Gerçekten, kaydın doğusunu mera sınırı oluşturmuştur. 1443 parsel sayılı taşınmaz eylemli olarak da meradır. Ne var ki; mahkemece 4753 sayılı Yasayla dağıtım suretiyle oluşturulan kaydın çapı getirilmemiştir.
Türk Medeni Kanunun 719 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükümlerince kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanmaları halinde kapsamlarının uygulanması olanaklı ise bu harita plan ve krokiye göre belirlenmesi gerekir. O yüzden mahkemece öncelikle kaydın haritası getirtilmeli, uygulama kabiliyeti varsa bilirkişi marifetiyle uygulanarak dava konusu bölümü kısmen veya tamamen kapsayıp kapsamadığı belirlenmelidir. Kaydın haritaya dayanmaması veya haritanın uygulama kabiliyeti bulunmaması durumunda, kayıt kapsamının sınırlarına göre belirlenmesi gerekir. Kuşkusuz
kayıt somut olayda olduğu gibi değişebilir ve genişletmeye elverişli sınırları ihtiva etmekte ise bunun kapsamı miktarına göre tayin edilmelidir. Bütün bunlar üzerinde durulmadan dava konusu taşınmaz bölümünün mera olarak kabulü suretiyle eldeki davanın eksik araştırma ve inceleme ile reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 10.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.