YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15290
KARAR NO : 2007/16368
KARAR TARİHİ : 26.12.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi-kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 72 m2 yüzölçümündeki 328 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 18,50 m2 lik kısmının kıyı-kenar çizgisi kapsamında kaldığı iddiasına dayalı elatmanın önlenmesi ve üzerindeki yapının kal’i istemiyle açılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu bilirkişilerin kıyı-kenar çizgisi kapsamında kaldığını saptadığı bir parsel sayılı taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen ve istekle bağlı kalınarak 18,50 m2 lik kısma davalının elatmasının önlenmesine, davacının kal isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Çekişme konusu 72 m2 yüzölçümündeki 328 ada 1 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlanarak tapuda davalı adına kaydedilmiştir. Değişik bir anlatımla davalı 328 ada 1 parselin malikidir. Anayasanın 35. ve Türk Medeni Kanununun 683. madde hükümleri uyarınca bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Mülkiyet hakkı üzerine sınırlama ancak toplum yararına ve kanunla getirilebilir. Tapu kütüğünde bağımsız bir hak olarak davalı adına olan mülkiyet hakkının iptali sağlanmadan, davalının
taşınmazı kullanma ve yararlanma hakkına sınırlama getirilemez. Kısaca kamu yararı amacıyla da olsa mülkiyet hakkında kısıtlama sonucu doğuracak davanın «elatmanın önlenmesi» davası değil, «tapu iptali ve tescil»davası şeklinde açılması gerekir. Her ne kadar bu hususa Dairemiz bozma kararında değinilmemiş ise de, maddi hatadan kaynaklanan olgu davacı yararına usulü kazanılmış hak sağlamaz. Davanın ileri sürülüş biçimi ve açıklanan bu haliyle reddi yerine, istem yazılı olduğu şekilde hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.