YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15587
KARAR NO : 2007/16139
KARAR TARİHİ : 24.12.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … hakkındaki davanın kabulüne davalı … hakkındaki davanın reddine dair verilen 10.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Hazine vekili 17.11.2006 tarihli dilekçesiyle davalılar … ve …’nin 89 parsel sayılı mera niteliğindeki taşınmazı sürmek suretiyle müdahalelerinin önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı … taşınmazın murisinden intikal ettiği şekilde kullandığını meraya tecavüzü olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Davalı … dava konusu mera niteliğindeki taşınmaza bilmeyerek tecavüz ettiğini, ne kadarlık bölüme tecavüz ettiğini bilmediğini bu hususun keşifte aydınlanabileceğini beyan etmiştir.
Mahkemece keşfen yapılan inceleme sonucu davalı … hakkındaki davanın kabulüne ancak diğer davalı …’nın herhangibir tecavüzü olmadığı anlaşıldığından bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Davalı …’nin adı 1 numaralı hüküm fıkrasında … olarak yazılması maddi hata olup yerinde düzeltilebilir,
2-Davalı … hakkında tecavüzle ilgili 08.08.2006 tarihli idari tutanak tutulmuş olduğu gibi idarece düzenlettirilen kadastro teknisyeni … imzalı raporda davalı …’nın 89 sayılı mera parseli içerisinde B harfli tecavüz ettiği yer davadan önce tanzim edilen idari krokide belirtilmiş bu idari tutanak ve idari kroki bizzat bu davalı … tarafından duruşma sırasında ki beyanı ile doğrulandığı ayrıca 16.03.2007 tarihli keşifte mahalli bilirkişi beyanı ile de, bu davalının meraya elattığı sabit olduğundan fen bilirkişinin keşif krokisinde bu davalı tarafından tecavüz edilen alanı göstermesi ve miktarını belirtmesi ve bu hususa ilişkin rapor ve kroki tanzim etmesi dışında ” davalı …’nın bu bölgedeki maliki olduğu tek parsel olan 49 numaralı parselin ise, 89 numaralı mera parseline herhangibir tecavüzü yoktur.” şeklinde bir tespit görevi olmadığı halde mahkemece 29.03.2007 tarihinde fen bilirkişinin bu raporu üzerine davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bu davalı yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 24.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.