Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/15811 E. 2008/88 K. 21.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15811
KARAR NO : 2008/88
KARAR TARİHİ : 21.01.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.6.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.9.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dayanılan sözleşme Borçlar Kanununun 213, T.M.K.nun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri uyarınca biçimine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye dayanan vaat alacaklısı olan davacı, mülkiyet devir borcu altındaki satıcıdan taşınmaz mal mülkiyetinin hükmen tescilini istemiştir. 14.11.2003 tarihinde düzenlenen sözleşmede satış bedeli “1.000.000.000.TL.” olarak gösterilmiş, dava da 18.06.2007 tarihinde 10.000,00 YTL. değer gösterilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece sözleşmedeki değere itibar edilmiş ve dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, bu mahkemede yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince de “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında
gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevli mahkemeyi tayin etmek ve nihayet buna göre belirlenen görevli mahkemece davanın esastan karara bağlanması gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan keşif sonrasında verilen 04.04.2007 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihindeki değerinin 50.400,00. YTL. olduğu bildirildiğine göre taşınmazın değeri Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev sınırının üstündedir. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı biçimde davanın esastan görülerek karara bağlanması yerine görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmelidir.
Mahkemece bu yön gözetilmeksizin davanın esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 21.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.