YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16047
KARAR NO : 2008/323
KARAR TARİHİ : 24.01.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.06.2006 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 469 ada 3 parsel sayılı taşınmazındaki bitkilerine ve binasına, davalılara ait 469 ada 4 parsel sayılı taşınmazda ortak sınıra çok yakın dikilen 13 adet ağacın gölgeleme yaparak ve kökleri ile zarar verdiklerini belirterek taşınmazına el atmanın önlenmesini ve ağaçların kal’ini talep etmiştir.
Davalılar, ağaçlarının ortak sınıra dikilmediğini, davacı taşınmazına taşan dalları kesmeye hazır olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davalılara ait 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan dava konusu ağaçların tamamının veya her sene olmak üzere davacının bahçesine geçen kısımlarının kesilmesi şeklinde kal’ine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Keşifte hazır edilen fen bilirkişisi … tarafından çizilen 16.04.2007 tarihli krokide davalılara ait 4 parsel sayılı taşınmaza dikilen ve ortak sınıra 0.40 ila 1,70 metre mesafede bulunan toplam 13 adet ağacın davacıya ait 3 parsele 25 m2’lik alanda dallarının tecavüzlü olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda; mahkemece “dava konusu ağaçların tamamının veya her sene olmak üzere davacının bahçesine geçen kısımlarının kesilmesi şeklinde kal’ine” karar verilmiştir. Bu şekilde kurulan hükmün infaz sırasında tereddüt yaratacağı açıktır.
HUMK.nun 388 ve 389.ncu maddeleri hükmünce yazılan kararlarda taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aksi halde taraflar hükmün infazı sırasında yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşer.
Türk Medeni Kanunun 683.ncü maddesi hükmünce malik malına her türlü haksız el atmanın önlenmesini dava edebileceğinden ve davalıların dava konusu ağaçlarının dallarının davacıya ait 3 parsele krokide belirtildiği üzere tecavüzlü bulunduğu sabit olmakla, TMK’nun 740. maddesi uyarınca taşan kök ve dalların kesilmesi suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edenin sıfatına göre davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.