YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16087
KARAR NO : 2008/258
KARAR TARİHİ : 24.01.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı murisine ait dava konusu taşınmazlarda isminin “…” olarak yazıldığını, nüfus kaydına uygun şekilde isminin “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, nüfus kaydına göre … İlçesi … 4 hanede nüfusa kayıtlı olan … ve …”den olma 1924 doğumlu … …”ın kızıdır. Dosyada mevcut tapu kaydında taşınmazların iskanen 1936 yılında tapuya bağlandıkları ve dağıtım suretiyle … oğlu … ile adı geçenin eşi olan … kızı … ile … evlatları … ve … adına müşterek mülk yasasına göre tapuya yazılmışlardır. Yine Kadastro Beyannamesinde muhtar ve bilirkişi beyanlarıyla kayıt maliki …”in 1965 de öldüğü ve ölüm tarihi itibariyle sağ olan çocukları …, …, … ve … bulundukları belirtilerek … oğlu …”a ait payın sözü edilen bu evlatlarına kaldığı anlaşılmaktadır. Yine tutanağa yansıyan bilgilerden … kızı …”ın da bekar olarak 1982 yılında (bir kısım tutanaklarda ise 1940 da) öldüğü anlaşılmaktadır. Tutanaktaki bu bilgilere göre “…” ile “…” iki ayrı kişi olarak mevcutturlar ve üstelik kardeş gözükmektedirler. Davacının bu iddiası tutanağa geçen bu bilgilerin doğru yazılmadığı istikametinde olup, tutanak ile davacı beyanı arasındaki çelişki giderilmeden hüküm verilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş; davacıdan, annesi tarafından dedesi … oğlu …”ın nüfusa kayıtlı olduğu yer sorularak, buradan … oğlu …”ın verasete esas teşkil edecek aile nüfus kayıt tablosu istenerek, o kişinin “…” ve “…” adında iki ayrı kızının bulunup bulunmadığı izlenmeli, beyan ve tutanak içerikleri arasındaki çelişki giderildikten sonra mülkiyet nakline neden olmayacak şekilde bir hüküm kurulmalıdır.Eksik inceleme ile hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.