YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16478
KARAR NO : 2008/631
KARAR TARİHİ : 31.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.3.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 736 ada 9 parsel sayılı taşınmaz kaydında murisinin “…” olarak geçen soyadının “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Davacıların murisi … … … 9 parselde 12/9321 hisse maliki iken izale-i şuyuu davasına konu olmuş, bu davada … …’in mirasçılarına ulaşılamaması nedeniyle murisin hissesi üzerine kayyım atanmış ve izale-i şuyuu davası neticesinde dava konusu taşınmaz cebri icra yoluyla … adlı şahsa satılmış ve tapuda da tescil istemi yapılmıştır. Davacı mirasçıları satış bedelini alabilmek için açtıkları kayyımlık kararının kaldırılması davası sırasında ortaya çıkan soyadı yanlışlığının düzeltilmesi için eldeki davayı açmış oldukları anlaşılmaktadır. Muris 9 parselin son kaydında malik değildir. Bilindiği gibi eda (edim) davalarında, davacı davalının bir iş yapmaya, bir şey vermeye veya bir işi yapmamaya mahkum edilmesini ister. Tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin davalarda verilen karar ile kayıttaki yanlışlığın davalı tarafından düzeltilmesi sağlanmaktadır. Somut olayda düzeltilecek bir kayıt bulunmamaktadır. Artık muris adına olan kayıt cebri satış yolu ile kapanmış ve taşınmaz dava dışı kişiler adına tescil edilmiştir. Ancak, davacıların kapanmış olan kayıttaki şahsın murisleri olduğu ve dolayısıyla da soyadındaki yanlışlığın tesbitinde hukuki yararları bulunmaktadır. Davacılar ile taşınmaz arasındaki hukuki ilişkinin tesbitinde hukuki yararları bulunduğu dikkate alınarak, tesbit hükmü kurulması gerekir iken yazılı şekilde eda niteliğinde düzeltme kararı verilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinde “…..122/9321 hisse sahibi olan … ’nun tapudaki soyadının … olarak düzeltilmesine. Tapuya tesciline” sözcüklerinin çıkartılarak yerine “…122/9321 hissenin önceki sahibi olan … … …’nun soyadının … olduğunun TESBİTİNE” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 31.1.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.