Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/16539 E. 2008/401 K. 25.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16539
KARAR NO : 2008/401
KARAR TARİHİ : 25.01.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.08.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalının genel mezarlık olan taşınmaz ile köy boşluğuna duvar çekerek oluşan elatmasının kal suretiyle giderilmesi istemi ile gerçek kişi tarafından açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının 323 parsel ile bilirkişinin köy boşluğu olarak krokisinde yeşil renkle işaretlediği taşınmaz bölümlerine vaki elatmasının kal suretiyle önlenmesine karar verilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, 323 parseli mezarlık niteliğiyle … Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Kuşkusuz mezarlıklar kamu malıdır. Özelliği itibariyle de ölülerin gömülmesine özülenen yerlerdendir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun Kamu Malları başlığını taşınan 16/A maddesinde de “genel mezarlıklar” hizmet malları arasında sayılmış, diğer hizmet malları gibi ilgisi yönünden o köyün tüzel kişiliği adına tescil edileceğine işaret edilmiştir. Mezarlıkların hizmet malları olması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesince ilgili köy tüzel kişiliği adına tescili gerektiği kuralı karşısında genel mezarlıkla ilgili davanın ancak kayıt maliki köy tüzel kişiliği tarafından açılabileceğinin kabulü zorunludur.
Bilikişiler krokisinde yeşil ile taranılarak gösterilen mezarlık dışındaki çekişme konusu bölümün “boşluk” olduğu saptanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18.maddesi hükmü karşısında boşlukların mülkiyetinin Hazineye ait olacağında kuşku yoktur. Her ne kadar anılan yasanın 16/A maddesinde de “boşluklar” sözcüğüne yer verilmiş ise de bu hükümdeki boşluklar sözcüğü ile anlatılmak istenen genel olarak hizmet mallarıdır. Hazineye ait köy boşlukları ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde sayılan boşluklar aidiyet, kullanım, mahiyet ve nitelik bakımından birbirinden farklıdır. En önemli farklılık da mülkiyeti Hazineye ait köy boşluklarının koşulları varsa olağan üstü zamanaşımı yoluyla kazanılmalarının mümkün bulunmasıdır. Görülüyor ki, kural olarak mülkiyeti Hazineye ait olan krokide yeşil ile taralı olarak işaretlenen bölümün hizmet malı olmaması nedeniyle zilyetlikle iktisabı olanaklı bulunduğundan bu tür bir yer için gerçek kişinin değil ancak Hazinenin dava açması mümkündür.
O halde, gerek genel mezarlık olarak köy tüzel kişiliği adına kayıtlı taşınmaz ve gerekse kural olarak mülkiyeti Hazineye ait olan ve zilyetlikle kazanılma olanağı bulunan köy boşluğuyla ilgili taşınmaz için davacının aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Mahkemece ortaya çıkan bu durum gözetilmek suretiyle davanın husumet yokluğundan ötürü reddi yerine, istemin esastan incelenerek hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.