Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/16627 E. 2008/974 K. 04.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16627
KARAR NO : 2008/974
KARAR TARİHİ : 04.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile taşınmazın 54.27 m²’lik kısmın tapusunun iptali ile davalı adına tesciline dair verilen 23.11.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mülkiyetinde bulunan 116 parsel numaralı taşınmaza doğu bitişik 115 parsel numaralı taşınmaz maliki davalı tarafından bina yapılır iken, keşfen belirlenen 33.71 m²’lik bölümünü kendisine ait 116 parsele taşırdığını bildirerek, taşırılan bu kısmın mülkiyetinin belirlenecek bedeli mukabilinde davalıya aktarılmasını istemiş, mahkemece istemin hüküm altına alınması üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan uygulamalı keşif sonrası fen bilirkişisi … tarafından çizilen 17.06.2005 günlü rapor ve krokiye göre her iki tarafa ait taşınmazların güneydoğu cephesinden geçen yola cephelerinin bulunduğu ve imar alanı içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. 115 parsele yapılmış bulunan binanın 116 parselden kırmızı ile boyanarak (A) harfi ile işaretlenen 33.71 m²’lik bölümüne taşırıldığı anlaşılmaktadır. Fen bilirkişisi, 117 numaralı parselin maliki davada taraf gösterilmediği halde davacıya ait 116 parsele batı cepheden 117 parsel üzerine yapılan bina taşırma bölümünü de tespit etmiş ve bu taşkınlığı da (B) harfi ile belirlemiştir.
Mahkemece, belirlenen bu her iki taşkın bölümlerin davalı tarafça yapıldığı yanılgısı ile iki taşkın bölümün toplamı olan 54.27 m²’lik bölüm hakkında iptal ve tescile yönelik hüküm kurulmuştur.
Yukarıda özeti yapılan davacı istemi arasında taşınmazına batı cepheden taşırılan bina hakkında bir davanın olmadığı açıktır. HUMK’nun 74 maddesi “… Hakim her iki tarafın iddia ve müdafaaları ile mukayyet olup ondan fazlasına veya başka birşeye hüküm veremez …” hükmünü taşımaktadır. Kamu düzeni ile ilgili olarak konulan bu hüküm gözardı edilerek davalı tarafça ilgisi dahi olmayan (B) harfi ile işaret edilmiş bölümün de hüküm altına alınmış olması yasaya aykırı olmuştur. Buna bağlı olarak davalıya yükletilen tazminat miktarı da fazla olduğundan bedele yönelik temyiz itirazı da yerindedir.
Mahkemece gözden kaçırılan diğer bir yön ise; davacıya ait 116 parselden (A) harfi ile koparılan 33.71 m²’lik bölümün davacıya ait 116 parselin geri kalan bölümünde imara uygun bir yapının yapılıp yapılmayacağı hususunun da belediyeden sorularak kalan bölümün imara uygun yapılaşmaya olanak sağladığının anlaşılması halinde istemin hüküm altına alınması aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekecek yerde, belediyeden herhangi bir bilgi sorulmadan davanın kabulü de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.