Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/1739 E. 2007/2451 K. 09.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1739
KARAR NO : 2007/2451
KARAR TARİHİ : 09.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalı kesin hüküm nedeniyle temyiz etmişlerdir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılaması sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı vakıaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gerekir. (kesin hüküm külli halefler ile cüz’i halefleri de bağlar.)
Somut olayda;dava konusu taşınmazın tespitine dayanak tapu kaydı Asliye Hukuk Mahkemesinin derecattan geçerek kesinleşen 24.6.1986 tarih 1986/200-85 esas karar sayılı tescil ilamına dayanmaktadır. Tescil davası Hazine, Orman İşletmesi ve … Köyü Muhtarlığı hasım gösterilerek açılmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazinenin temyizi üzerine 8.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda taraflar arasında taşınmazın niteliğini belirleyen kesin hüküm vardır.
Yukarıda açıklandığı gibi tarafları ve hukuki sebebi aynı olan davada dava konusu 506 ada 192 parselin özel mülkiyete konu yerlerden olduğu saptandığından ve bu saptama davacı Hazineyi bağlayacağından yayla iddiası ile sonradan açılan bu davanın reddi gerekir. Böyle olunca, davanın kesin hüküm olgusu gözardı edilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itarazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 9.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.