YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2044
KARAR NO : 2007/3199
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.02.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, biçimine uygun düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı pay tescili istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, yapının imar mevzuatına aykırı (kaçak) olması nedeniyle dava red edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dayanak 19.06.1996 günlü satış vaadi sözleşmesinin incelenmesinden davacıya aynı zamanda yüklenici olan davalı tarafından tapuda pay satışının değil, 8924 parsel üzerine yapılacak inşaattaki kat irtifakına göre 7 numarayı alacak bağımsız bölümün satımının vaad edildiği görülmektedir.
2.8.2002 günlü bilirkişi raporuna göre yapıya inşaat ruhsatı alınmadan başlandığı mevcut haliyle imar mevzuatına aykırı (kaçak) olduğu anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesi hükmünce yasadaki istisnalar dışında her türlü inşaat imalatına yetkili merciinden alınacak ruhsat (inşaat ruhsatı) ile başlanması ve inşaatın yetkili merciin onayacağı planlara uygun tamamlanması gerekir. Aksi takdirde anılan Yasanın 32 ve 42. maddeleri hükmünce yaptırımlar uygulanarak kaçak olan inşaatın yıkımına karar verilir. Bu nitelikteki yapıların ekonomik değeri olmayacağından böylesine yerlerde mülkiyet iddiasına dayanılarak açılan davalar dinlenemez.
Somut olayda da; davacının pay tescilini istediği yapının imar mevzuatına aykırı (kaçak) olduğundan buradan bağımsız bölüm tescili talep edilemez. Diğer taraftan 19.06.1996 günlü sözleşmede davacıya satımı vaad edilen arsa payı olmadığından arsa payı tescili talebinde de bulunulamaz. Sözleşmenin mevcut haliyle ifa olanağı yoktur. Davacı satış vaadi sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeni ile ancak Borçlar Kanununun 96.maddesine dayanılarak ademi ifa nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Böyle olunca, davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.