YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/206
KARAR NO : 2007/1736
KARAR TARİHİ : 23.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.6.2000 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 3.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, şahsi hak iddiasına dayalı elatmanın önlenmesi, davalının yedinde bulunan malzeme bedellerinin tahsili ve kira kaybı zararının ödetilmesi istemleri ile açılmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istem kısmen hüküm altına alınmış, kararı taraflar temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6.maddesi hükmünce kural olarak iddiasını ispat yükü davacıya düşer. Davacı gerek …gerekse … köyünde kiralama suretiyle de olsa kendisinin zilyedi olduğu ve işletmekte bulunduğu bir yerin varlığını ve buraya davalının haksız elattığını ispat edemediğinden, aksine … köyünde bulunan dava konusu yerin davacı değil davalı tarafından kiralanarak işletildiği, işletmeye ait vergi kaydı bulunduğu saptandığından mahkemece elatmanın önlenmesi iddiası ile açılan davanın reddinde bir yanılgı yoktur.
Dosya kapsamından davacıya ait iken kısmen icra takibi marifetiyle davalı tarafından kullanılan malzemelerin bilirkişi … Basri Çınar’ın 18.11.2005 günlü raporunda yazılanlardan ibaret olduğu sabittir. Bu rapordaki malzeme miktarına ve bedellerine tarafların yönelttikleri bir itiraz yoktur.
Bilirkişi malzemelerin dava tarihindeki değerini 570.00 YTL. olarak saptadığından mahkemece bu malzemelerin dava tarihindeki tutarı yerine 1994 yılındaki değeri olan 165.00 YTL.ye hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davacı her ne kadar, kar kaybı adı altında bir miktarın daha davalıdan tahsilini istemişse de az yukarıda sözü edildiği üzere dava konusu her iki yerde de davacı kendisine ait bir işletmenin varlığını kanıtlayamamıştır. O nedenle, kar kaybı zararına ilişkin istem reddolunmalıdır.
Ne var ki, bilirkişi raporunda yazılan malzemeler 1994 yılından itibaren davalı tarafından haklı bir nedene dayanılmaksızın kullanılmaktadır. Davacının kar kaybı zararının istemi içinde çoğun içinde az da bulunduğu ilkesinden hareketle kullanmadan ötürü kira alacağı talebinin de bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, makine mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak asıl raporda dökümü yapılan malzemelerin 1994 yılından dava tarihine kadar kullanma bedelinin (kira parasının) ne olacağı hesaplattırılmalı, bu istem de hüküm altına alınmalı, davacının diğer tüm istemleri reddolunmalıdır.
Mahkemece değinilen yönler göz ardı edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.2.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.