YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2219
KARAR NO : 2007/4375
KARAR TARİHİ : 17.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 7.4.2005 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki muhtesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 394 ve 397 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüğü beyanlar sütunundaki zeytin ağaçlarına ilişkin beyanlar hanesindeki kayıtların ağaçların taşınmaz üzerinde bulunmadığı iddiası ile terkini istemiyle, Tapu Sicil Müdürlüğü ve beyan kayıt sahibi hasım gösterilmek suretiyle açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Bir taşınmaz üzerinde yapı veya ağaç gibi malikinden bir başkasına ait eşya bulunmakta ise buna muhtesat denir. Muhtesatın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesince tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilme olanağı vardır. Yapı veya ağaç sahibi yararına konulan kayıt hakkın yıkılmak veya yanmak gibi sebeplerle sona ermesi halinde yada hak sahibinin arazi üzerindeki hakkından vazgeçmesi sonucu terkin edilir. Ne var ki, Türk Medeni Kanununun 1026 maddesi uyarınca terkin işlemi yapacak mercii ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüdür. Bunun için tapuya başvurulup, hakkın yok olduğu ve sona erdiğini belirterek terkin talebinde bulunulması, Kadastro Müdürlüğü elamanlarının zemine giderek hakkın sona erip ermediğini saptaması, bundan sonra da değişiklik beyannamesi düzenlenerek tapuya gönderilmesi gerekir. Terkin işleminden sonra adresi kayıtlarda belirli ise muhtesat sahibine Türk Medeni Kanununun 1019. maddesi gereğince duyuruda bulunulur. Dava ise ancak bu tebliğden itibaren 30 gün içinde hak sahibi tarafından terkin işlemine karşı açılır.
Görülüyor ki, davacı yasaların idari makamın görevine giren bir işi yargı mercii önüne getirmiştir. Mahkemece HUMK.nun 7.maddesi hükmü gözetilerek açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın değişik bazı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir. Ancak hüküm sonucu itibarı ile doğru olduğundan HUMK.nun 438/son maddesi gereğince gerekçesi açıklandığı şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, yerel mahkeme kararının gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.