YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2833
KARAR NO : 2007/3054
KARAR TARİHİ : 22.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.6.2004 gününde verilen dilekçe ile muarazanın meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine dair verilen 19.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dilekçesinde, mülkiyeti Hazineye ait 213 Ada 12,13 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar önünde bulunan 1539 metrekarelik alanı on yıldır ecrimisil ödemek suretiyle kullandığını, buraya çamuru önlemek amacıyla beton döktürdüğünü ancak davalı Belediyenin … bahçesinde halka açık olması gereken alana beton atmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürerek kaldırılmasını istediğini, muarazanın giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı hakkında yapılan işlem idari nitelikte olduğundan davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki muarazayı doğuran işlem davalı … zabıta görevlilerinin düzenledikleri ve davacıya tebliğ ettikleri 23.6.2004 tarihli “tebellüğ ilmuhaberi” başlıklı tutanaktır. Mahkemece, bu tutanakla yapılan işlem idari nitelikte görülerek görevsizlik kararı verilmiştir. O yüzden öncelikle davalı Belediyenin elemanı olan zabıta memurlarınca düzenlenen belgenin yaptırım gücü olup olmadığı, bu karara karşı iptalini sağlamak amacıyla idari yargı yoluna başvurulup vurulamayacağı yönü üzerinde durulmalıdır.
13.7.2005 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5393 sayılı Belediye Kanununda; belediyenin organları , belediye meclisi (m.17) belediye encümeni (m.33) ve belediye başkanı (m.37) olarak gösterilmiştir. Başka bir anlatımla ancak yetkili organlar tarafından alınan idari kararlara karşı idari yargı yerine başvurulabilir.
Somut olayda; 23.6.2004 tarihli tutanak, belediyenin organlarından alınan bir kararın davacıya duyurulması amacıyla değil, doğrudan belediyenin karar organı olmayan zabıta memurlarınca düzenlenmiştir. Dolayısıyla 23.6.2004 tarihli tutanakla idareyi bağlı saymak mümkün değildir. Ortada çözümü adli yargı yerine ait bir muaraza bulunduğundan mahkemece çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurulmalıdır.
Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.