YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3210
KARAR NO : 2007/3808
KARAR TARİHİ : 09.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil, davacı … vekili tarafından … aleyhine verilen 21.04.2004 günlü dilekçe ile sözleşmenin feshi istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; …’ın tescil davasının reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 08.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 15 parsel sayılı taşınmazda davalı eşine ait 3.Kat 4 nolu bağımsız bölüm tapusunun 05.01.1999 tarih 116 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca iptali ile adına tescilini istemiş, davalı; öncelikle müddeabihin değeri itibariyle Sulh Mahkemesinin görev sınırını aştığını, tarafların karı koca olmaları nedeniyle, satış vaadi sözleşmesinin tarafların gerçek iradesini yansıtmayıp, davacının davalıdan boşanmasını temin etmek amacıyla düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiş, harçlandırılmış karşı dava dilekçesi ile de boşanmayı temin amacıyla yapılan ve tarafların gerçek iradelerini yansıtmaya satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, davacı …’ın açtığı tescil davasının reddine, davalı ve karşı davacı …’ın açtığı sözleşmenin iptali davasının kabulüne karar vermiş,
Hüküm, davacı ve karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Esas dava, evlilik birliği içersinde düzenlenen noter satış vaadi sözleşmesine dayanılarak tapu iptali tescil, karşı dava ise sözü edilen sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki evlilik birliğinin dava tarihi itibariyle sürdüğü ve taşınmazın evlilik birliği içinde edinildiği sabittir. Davanın bu niteliği itibariyle evlilik birliği içinde edinilmiş malların tasfiyesine yönelik olduğu anlaşıldığından davaya bakmakla görevli olan mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Görevle ilgili hususlar re’sen gözetileceğinden; mahkemece Aile Mahkemesinin görevli olduğuna nazaran görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.