YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3716
KARAR NO : 2007/4436
KARAR TARİHİ : 18.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.8.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i, kal, geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev noktasından reddine (görevsizlik) dair verilen 22.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 31 parsel maliki davacılar tarafından 30 parselin kat malikleri aleyhine Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı tesisi, elatmanın önlenmesi ve kal taleplerine ilişkindir.
Dava değeri dilekçede 3.500,00 YTL olarak gösterilmiş ve dava 31.08.2006 tarihinde açılmıştır.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Hiç kuşkusuz geçit hakkı davalarında dava konusu istenen geçit güzergahı olduğundan mahkemenin görevi geçit kurulacak yerin dava tarihindeki değerine göre belirlenir.
Somut olayda istenen geçit yerinin bedeli bilirkişilerce 20.150,00 YTL olarak saptandığından mahkemenin görevsizlik kararı vermesi yerindedir. Mahkeme görevli olmadığına göre davacının geçit tesisi istemiyle birlikte diğer talepleri de görevli mahkemece incelenecektir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.