Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/3731 E. 2007/4163 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3731
KARAR NO : 2007/4163
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.9.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1988 yılında idarece yapılan arsa tahsisi sırasında çekilen kuraya bağlı olarak 109 ada 1 parsel numaralı arsanın kendisine isabet ettiğini, ne varki bu yerin tapusunun yerine hata ile davalı … oğlu …’e isabet eden 120 ada 4 parsel tapusunun davacıya 109 ada 1 parsel tapusunun da davalı … oğlu …’e verildiğini bildirerek tapu siciline yanlış biçimde geçirilen bu mülkiyet durumunun düzeltilerek 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın adına yazılmasını istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, Mahkemece istemin kabulü üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinin, tahsislerle ilgili kura zabıtları ve listelere geçirilen yazılar üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri ile doğrulanmakta olduğu açıktır. Ne varki; davaya konu hukuki olayın geçtiği tarih ile dava tarihi arasında 17 yıl gibi uzunca bir süre geçmiş bulunmaktadır. Davada dayanılan hukuki neden Borçlar Kanunu 26.ve 27.maddelerde tanımı yapılan “işleme katılan vasıtanın hatası” hukuki nedenidir. Borçlar Kanununun 31.maddesi hükmünce hataya düşen kişi hatanın yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içersinde işlemin düzeltilmesini istemez ise yapılan hukuki işleme icazet vermiş sayılır.
Burada yasanın koyduğu bir yıllık süre hak düşürücü süre olup dava açılırken bu sürenin geçirildiği açıktır. Bu nedenle davanın reddi yerine yasanın öngördüğü kural gözden kaçırılarak istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 16.4.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.