YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4472
KARAR NO : 2007/5581
KARAR TARİHİ : 14.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.4.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Mera Komisyonu Başkanlığı, davalının mer’aya vaki müdahalesinin men’i, üzerine diktiği bitkilerin kal’i ve vasfı bozulan mer’anın eski hale getirilmesi için gereken masrafın davalıdan tahsili istemiyle dava açmış, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, dava konusu mer’anın terkedilmiş olması nedeniyle konusuz kalan men’i müdahale ve kal davası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, tazminata yönelik davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Tarım İl Müdürlüğü tarafından açılan men’i müdahale ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
4342 Sayılı Mera Kanununun 4.maddesinde meraların hukuki durumu belirlenmiş, 5.maddesinde ise mera olarak tahsis edilecek yerler sayılmış, 6.madde de tesbit ve tahdit işlemlerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılacağı bildirilmiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olar mer’alarda Hazinenin mülk sahibi olarak dava açma hakkı vardır. Mera Kanununun 6.maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tesbit, tahdit ve tahsisinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılacağı belirtilmiş olup, bakanlığın yetkisi tesbit, tahsis ve tahsisin değiştirilmesi ile sınırlı olduğundan anılan bakanlığın genel mahkemede mera, yaylak ve kışlaklar hakkında onları koruma ya da sahiplenmeye yönelik dava açma hakkı açık bir hükümle tanınmamıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı genel bütçeye dahil idarelerden olmakla birlikte yasa ile verilen görevleri dışında mülkün sahibi olan Hazine’yi doğrudan doğruya temsil yetkisi de bulunmadığından aktif dava ehliyeti yoktur.
Bu bilgiler ışığında gerek men’i müdahale ve kal talebinin, gerekse tazminata ilişkin istemin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, men’i müdahale davası hakkında, taşınmaz üzerinde müdahale bulunmadığı gerekçesi ile bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.