YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4870
KARAR NO : 2007/6106
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava yüklenicinin temliki nedeniyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı arsa sahibi … temyiz etmiştir.
18.03.1992 günlü sözleşmeyi arsa sahibi olarak hareket eden … ve … …’yle yüklenici sıfatıyla dava dışı … … … imzalamıştır. Somut olayda olduğu gibi arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi eserin meydana getirilerek arsa sahiplerine tesliminden sonra yükleniciye bir bakıma eserin bedeli olan ve sözleşmede kararlaştırılan arsa payının devrini talep … sağlar. Yüklenici eserin meydana getirilmesinden sonra temlik yapılmamışsa arsa payının devrini doğrudan arsa sahiplerinden isteyebileceği gibi kazandığı kişisel hakkını sözleşmede aksine hüküm yoksa yazılı olmak koşulu ile üçüncü kişiye de alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak temlik edebilir. Nitekim, davacının dayandığı tarihsiz sözleşmeden yüklenici 18.03.1992 tarihli sözleşme ile dayandığı kişisel … davacıya temlik etmiştir.
Yükleniciden kazanılan şahsi hakka dayanılarak açılan davalarda üçüncü kişinin satış ilişkisini yükleniciye karşı şahsi hakkın kazanıldığına dair iddianın ise arsa sahibine karşı ispat etmesi gerektiğinden, davada dava dışı yüklenici … … …’nin ve arsa sahiplerinden … …’nin taraf olması zorunludur. Üzerine bina yapılarak kat irtifakı kurulan dava konusu bağımsız bölümün tapuda davalı … adına kayıtlı olması sözleşmenin tarafı olan diğer arsa sahibi … …’nin taraf durumu almasını engellemez.
Hal böyle olunca; mahkemece davacıya uygun bir süre verilerek davada zorunlu dava arkadaşı olan ve taraf durumu almayan yukarıda isimleri söz edilen kişiler hakkında dava açma olanağı sağlanmalı, onlar hakkında açılacak dava eldeki dava dosyası ile birleştirilerek çekişmenin esası taraf teşkili sağlandıktan sonra incelenmelidir. Değinilen yönün göz ardı edilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.