YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5203
KARAR NO : 2007/9600
KARAR TARİHİ : 17.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.07.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av…. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 7269 sayılı yasa uyarınca davalıya tahsis edilen bağımsız bölümü 01.10.1999 tarihli sözleşme ile satın aldığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, satışın geçersiz olrduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava konusu bağımsız bölüm 1051 sayılı yasa ile değişik 7269 sayılı Afet Yasası uyarınca davalı …’a tahsis edilmiştir. …’da anılan taşınmazı 01.10.1999 tarihli yazılı sözleşme ile davalıya temlik etmiştir.
1051 sayılı yası ile değişik 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alıncak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara ilişkin yasa uyarınca tahsis edilen yerlerin temlikini engelleyen yasal bir kısıtlama bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun 162 ve devamı maddeleri uyarınca kişisel hak sahibi yazılı olmak koşulu ile bu hakkını üçüncü kişilere devredebilir.
Ne var ki, somut olayda, dava konusu yerin davalı adına tapuya tescil edildiği tarih gelen kayıtlardan anlaşılamamaktadır. Mahkemece davacının dayanağı olan 01.10.1999 tarihli sözleşmenin tapunun davalı adına oluştuğu tarihten sonra yapılmış olması durumunda Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçerli kabul edilemeyeceği gözönüne alınarak davacının hukuki durumunun tapunun oluştuğu tarihe göre saptanması ve bu nedenle tescil tarihini içerir kaydın getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözetilmeyerek karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece, öncelikle dava konusu yerin davalı adına hangi tarihte tapuya bağlandığı belirlenmeli, davacının dayandığı sözlşeme tescil tarihinden önce ise temlike değer verilmeli, aksi halde, bir başka değişle sözleşme tapunun oluştuğu tarihten sonraki bir tarihte yapılmış ise Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, ve Noterlik Kanununun 89. maddesinde belirtilen koşulları taşımadığından dava reddedilmelidir.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde verilen karar doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.