YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5232
KARAR NO : 2007/6366
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak
açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırkende aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 13.11.2006 dilekçesi ile … İlçesi, … Mahallesi 423 ada 4-15 ve 37 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında paydaş olarak malik isim hanesindeki “… oğlu … …” şeklindeki kaydın ve yine aynı yerde 423 ada 31 parsel ve 300 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında müşterek malik isim hanesindeki “… oğlu … …” şeklindeki kaydın murisi babasına ait olduğunu beyan ile nüfus kaydına uygun olarak “… oğlu … …” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Medeni Kanunun 1027. maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup kamu düzenine ilşikin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet
nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle dosya içerisine getirtilen dava konusu taşınmazların tapulama tutanakları içeriği incelenerek davacı murisinin aile nüfus kayıtları ile tapulama tutanakları içeriğindeki dayanak veraset ilamları ve açıklamalar da belirtilen malikin kimlik bilgileri ile bağlantı oluşturacak şekilde incelemenin yapılması gerekir. Bu konuda yeterli bilgiye sahip şahitler ayrıca sağ ise kadastro bilirkişileri dinlenerek tapulama tutanağı içeriğindeki malikin kimlik bilgileri ile davacılar murisinin aile nüfus kayıtlarının örtüşmesinin sağlanması varsa çelişkileri giderilmesi gerekir. Bundan ayrı olarak yukarıda belirtilen ilkelere uygun inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde duruşmada dinlenen bir şahidin soyut nitelikteki beyanı zabıta tutanağı ve nüfus müdürlüğü cevabına göre verilen hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.