Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/534 E. 2007/1471 K. 19.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/534
KARAR NO : 2007/1471
KARAR TARİHİ : 19.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.07.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harman yeri iddiasıyla Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece çekişme konusu taşınmazın imar planı kapsamına alınan harman yeri olup bu tür yerlerin mülkiyeti Hazineye ait olacağından davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillere göre, çekişme konusu 3155 parsel sayılı taşınmazın 1963 yılında yapılan tapulama tespitinde harman yeri niteliği ile sınırlandırıldığı yörede 1991 yılında imar planı uygulaması yapıldığı ve dava konusu yerin halen 4800 m2 yüzölçümünde ziraat teknisyenliği binası yapılmak üzere tapuda davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi dava konusu taşınmazın öncesi köy halkının yararlandığı kamu malı özelliği taşıyan genel harman yeridir.
Gerçekten, harman yerleri köy halkının tümünün yararlandığı harman yapılmak üzere ya yetkili mercii tarafından tahsis edilen ya da, … kullanma biçimi harman yeri olan köy orta malı taşınmazlardandır. Bu gibi yerlerin yararlanma hakkı ilgili köy ve belde halkına ait ise de, kuru mülkiyeti Devlete aittir. Yine hemen belirtilmelidir ki, harman yerlerinin özellikleri mera, yaylak ve kışlakların özelliklerinden farklı değildir.
Her ne kadar 4342 sayılı Mera Kanununun değişik geçici 3. maddesinde Belediye ve mücavir alan sınırları içersinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içersindeki yerleşim yeri olarak işgal edilen ve mera olarak kullanımına artık olanak bulunmayan taşınmazların tahsis amacının değiştirilmesi suretiyle Hazine adına tesciline olanak sağlanmışsa da bu hüküm ancak öncesi mera olan ve yasada öngörülen unsurları taşıyan taşınmazlar bakımından uygulanabilir. Anılan hükmün genişletilmiş yorumla mera dışındaki yaylak, kışlak ve somut olayda olduğu gibi harman yerlerine taşınma imkânı yoktur.
Burada üzerinde durulması gereken diğer bir sorunda 4342 sayılı Mera Kanununun 14. maddesi son fıkrasının olaya uygulanıp uygulanamayacağıdır. Anılan maddenin başlığı «tahsis amacının değiştirilmesi» şeklindedir. Yasanın daha önceki hükümlerine bakılırsa bu maddenin mera komisyonlarının çalışmaları sırasında ve ancak mera komisyonlarınca yapılan idari iş ve işlemlerde uygulanabileceği açıkça görülür. Başka bir deyişle yargı önüne getirilen bu gibi uyuşmazlıklarda harman yeri vasfının yargı yerinde değiştirilebileceği düşünülemez. Ne var ki; somut olayda, öncesi harman yeri olan 3155 parsel sayılı taşınmaz arsa vasfına dönüştürülerek Belediye adına tescil edilmiş ise de, Belediyenin idari kararla doğrudan yaptığı bu tescil işlemi yasadaki deyimiyle «yolsuz tescil» niteliğindedir. Bu gibi durumlarda hukuken yokluk ifade eden tapu üzerindeki hak korunamaz. Ancak;
Öncesi harman yeri olan ve kamunun genelinin yararlandığı bu yer imar uygulamasında yine kamunun genelinin yararlandığı bir yer olarak bırakılmak koşuluyla imar planına alınabileceğinden ( örneğin meydan, yol, …, yeşil alan, otopark, toplu taşıma istasyonu, terminal…. gibi) bu yerin kamunun yararlanmasına tahsis edilmek üzere ve bu koşulla Hazine adına tescili gerekir.
Mahkemece bütün bu yönler düşünülmeden davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, davalı Belediyenin bu hususu amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazların kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.