Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/5502 E. 2007/6421 K. 28.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5502
KARAR NO : 2007/6421
KARAR TARİHİ : 28.05.2007

MAHKEMESi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.10.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yararlanma hakkına vaki elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden kabulüne, ikinci samanlık bölümüne ilişkin davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
329 parsel sayılı taşınmaz tapuda tarafların miras bırakanı … … adına kayıtlıdır. Görülüyor ki; dava bir paydaş tarafından taşınmazın diğer paydaşı aleyhine açılmıştır. Davacı ve davalı 329 parselden yararlanan kişidir. Ne var ki; taşınmazın kullanma biçimi hakkında tüm paydaşların katıldıkları bir yararlanma taksimi yapılmamıştır. Elbirliği ortakları arasında böyle bir taksim yapılarak dava edilen yerin yararlanmak üzere kendisine bırakıldığını ispat edemeyen, ancak dava konusu taşınmazda payına karşılık bir bölüm yer kullanan ortağın açtığı dava dinlenemez. Bu tür uyuşmazlıklar paydaşlar arasında taksim veya şuyuun satış suretiyle giderilmesi davası açılarak giderilebilir.
Mahkemece değinilen olgu gözetilerek davanın reddi yerine istemin kısmen hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; hükmün yanlar arasında yeni bazı çekişmeye neden
olmaması için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 388 ve 389 maddeleri hükmünce tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta yazılması gerekirken “davanın meni müdahale ve kal yönünden kabulüne, ikinci samanlığın ortak kullanılması yönünden feragat nedeniyle reddine” şeklinde yasanın aradığı açıklığı taşımayan ve taraflar arasında yeni bazı çekişmelere neden olacak biçimde hüküm tesisi de yanlıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 28.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.