Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/5793 E. 2007/9901 K. 20.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5793
KARAR NO : 2007/9901
KARAR TARİHİ : 20.07.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hatun Zorlukol ve Necati Ortatepe vekili ile dahili davalı D.S.İ Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 269 parsel sayılı taşınmazı yararına davalılara ait taşınmazlardan genel yola ulaşmak için geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacının 269 parseli yararına 27.10.2006 tarihli krokide A harfi ile gösterilen davalılara ait 270, 1566, 1567 ve 1568 parsellerden geçen güzergahtan geçit hakkı tesisine karar vermiştir.
Hükmü, davalılar … ve … vekili ile dahili davalı D.S.İ Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Tesbit edilen geçita güzergahındaki tüm taşınmazların maliklerinin davada taraf olması gerekir. Mahkemenin kabul ettiği geçit yeri üzerinde bulunan D.S.İ kanalı nedeniyle D.S.İ Genel Müdürlüğü harçsız dilekçe ile davaya katılmıştır. Bu şekilde taraf teşkili doğru olmadığından D.S.İ ile ilgili dilekçenin harcı tamamlanarak taraf teşkili sağlandıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
Öte yandan, hükme esas alınan fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 27.10.2006 tarihli kroki ile en uygun geçit yerinin mor renkle ve (A) harfi ile gösterilen güzergah olduğu tesbit edilmiştir. Kroki üzerinde 127 ve 77 parselleri bölerek geçitin tesbit edildiği; ancak sözü edilen parsellerin malikleri davaya katılmadıkları gibi, hüküm fıkrasında da bu parsellerle ilgili hiç bir düzenlemeden söz edilmemiştir. Bu parsellerin içerisinden geçitin geçip geçmediği, geçiyorsa maliklerinin davaya dahil edilmesi gerektiği bilirkişiden ek rapor alınarak açıklığa kavuşturulup sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru değildir.
Az yukarıda sözü edilen bilirkişi krokisinden kabul edilen geçitin kuzey kısmında bulunan 1567 ve 1568 parsellerden nasıl geçildiği ve yola nasıl bağlandığı anlaşılamamaktadır.İnfazda tereddüte yer vermeyecek şekilde ek rapor alınmak suretiyle kroki düzenlettirilerek geçit yerinin açık bir şekilde tesbit edilip hüküm fıkrasında infaza uygun olacak şekilde gösterilmesi yerine, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de, geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır ilkesi gözetilmeden, yargılama giderlerinden olan harcın davalılardan tahsili doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.