YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6005
KARAR NO : 2007/7559
KARAR TARİHİ : 15.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.5.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, sulh sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece çekişme konusu 1005 parselde kayıtlı ve 568140 metrekare yüzölçümündeki taşınmazda 193000 metrekaresinin davalılar adına olan tapusunun iptali ile 1/2’şer pay olmak üzere davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir
Usul Yasasında düzenlenmeyen sulh müessesesi kısaca tarafların kendi iradeleri ile aralarındaki bir uyuşmazlığı gidermeleridir. Bu özelliği gereği sulh bir sözleşme ile ya mahkeme huzurunda yada mahkeme dışında yapılır. Davanın taraflar arasındaki … Asliye 3.Mahkemesinin 1991/517 esasında kayıtlı 1005 parselle ilgili elatmanın önlenmesi davası sırasında tarafların 24.6.1994 günlü keşif tutanağı ile 22.11.1994 günlü duruşma tutanağına yazılarak imzaları ile onadıkları beyanları mahkeme huzurunda icap ve kabul sureti ile yapılan sulh sözleşmesidir. Bu sözleşmede eldeki davanın bir kısım davalıları 1005 parsel sayılı 568140 metrekare yüzölçümündeki taşınmazda 193000 metrekare taşınmaz bölümünü şimdiki davanın davacılarına bırakmayı keşif tutanağına geçirilen sözlerinde ise tapusunu vermeyi kabul etmişlerdir. Davacıların eldeki davadaki istemlerinin dayanağını tarafların anılan dosyadaki icap ve kabul suretiyle yaptıkları sulh sözleşmesi teşkil etmektedir. Nitekim mahkemece de 24.6.1994 ve 22.11.1994 günlü taraf beyanlarının bir sulh akti olduğu kabul edilerek istem hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; HUMK.nun 388 ve 389.maddeleri hükmünce verilen karar ile iki tarafa sağlanan hak ve borçların hükümde açıkça gösterilmesi, hükmün infazı sırasında taraflar arasında yeni bazı çekişmelere neden olunmaması gerekir. Her ne kadar, mahkemece 568140 metrekare yüzölçümündeki 1005 parselin 193000 metrekaresinin tapusunun iptali hüküm altına alınmışsa da bu hükümle 1005 parselin muayyen bir kısmının tapusunun iptal ve davacılar adına tescilinin veya taşınmazın 193000/568140 hissenin iptal ve tescilinden hangisinin amaçlandığı anlaşılamamaktadır. Hüküm bu hali ile infazda kuşku yaratacağından öncelikle açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.