Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/6864 E. 2007/7190 K. 11.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6864
KARAR NO : 2007/7190
KARAR TARİHİ : 11.06.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.6.2006 gününde verilen dilekçe ile tersimat hatasının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca düzeltilme istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş,
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, kadastro tespitleri sırasında yapılan tersimat hatasının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir.” şeklindedir. Eldeki davada da kadastro tespiti sırasında tersimat hatası bulunduğu ileri sürülmektedir. Öncelikle 41. madde kapsamına sözü edilen tersimat ve tersimat hatalarının ne olduğuna değinmek gerekmektedir.
Tersimat, araziden ölçülen ve ölçü krokisinde görülen değerler yardımıyla parselin geometrik şeklinin paftaya çizilmesi işlemidir. Tersimat hatasında çelişki ölçü krokisi ile paftası arasındadır. Zemin ile ölçü krokisi arasında herhangi bir uyumsuzluk söz konusu değildir. Çünkü ölçü krokisindeki değerler paftasına doğru aktarılmamıştır.
Davacı da 489 parsel sayılı taşınmazın paftasına yanlış tersim edildiğini ileri sürdüğüne göre, öncelikle Kadastro Müdürlüğüne bu hatanın giderilmesi için başvurması gerekir. Az yukarıda da değinildiği gibi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. madde uyarınca tersimat hatasının düzeltilmesi Kadastro Müdürlüğünün yetkisi dahilindedir. Anılan hükümde Kadastro Müdürlüğünün işleminden sonra kimlerin dava açabilecekleri de gösterilmiş ve bu kişilerin düzeltme talebinin kabulü üzerine aleyhine düzeltme yapılanlar olduğu vurgulanmıştır. Davacı düzeltme istemi ile Kadastro Müdürlüğüne başvurma yerine doğrudan mahkemeye başvurarak Kadastro Müdürlüğünün görevinde olan bir işin mahkemede görülmesini isteyemez. Mahkemece açıklanan bu olgu HUMK.nun 7.maddesi gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken istemin hüküm altına alınması doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.6.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.